(765 S. K. m. 491, 523)
Dava: Hırsızlık suçundan sanık Metin'in yapılan yargılanması sonunda; TCK.nun 491/4, 522, 62, 40 ve 647 Sayılı Kanunun 4. maddeleri gereğince 400.000 lira ağır para cezası ile mahkumiyetine, sanığın tutuklulukta geçirdiği sürelerin cezasından mahsubuna dair Keşan Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 6.12.1996 gün ve 1996/759 Esas, 1996/877 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi C. Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının bozma isteyen tebliğnamesi ile 8.9.1997 tarihinde Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Sanığa ait kefalet akçesi hakkında herzaman karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre o yer C. Savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;Ancak,
1- Hırsızlığın müşteri olarak gidilen kuyumcu dükkanından alış veriş sırasında işlendiği anlaşılmasına rağmen TCK.nun 491/3 yerine 491/4 maddesiyle hüküm kurulması,
2- Sanığın müştekiye ait kuyumcu dükkanından 3 adet yüzüğü çaldıktan sonra evine sakladığı belirlenmesine göre hırsızlık fiilinin tamamlandığı gözetilmeden teşebbüs derecesinde kaldığının kabul edilmesi sonucu sanığa eksik ceza tayini,
3- Sanığın müştekinin şikayeti üzerine polis tarafından yakalandığında ikrarla suç konusu yüzükleri gizlediği yere götürüp iadesini sağladığı anlaşılmasına rağmen sanık hakkında 523. maddesinin uygulanmaması,
Kanuna aykırı o yer C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.09.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy