(765 S. K. m. 102/4, 104/2) (213 S. K. m. 13, 253)
Dava: 213 Sayılı Vergi Usul Kanununa muhalefet suçundan sanıklar Ali ve Sadık'ın bozma üzerine yapılan yargılanmaları sonunda; TCK. nun 102/4 ve 104/2. maddeleri gereğince sanıkların sahtecilik suçundan açılan kamu davasının ortadan kaldırılmasına, defter ve belgeleri ibraz etmemek suçundan ise beraatlarına dair Akşehir Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29.5.1998 gün ve 1997/35 Esas, 1998/60 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi müdahil vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteyen tebliğnamesi ile 19.3.1999 tarihinde daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; sanıklar Ali ve Sadık haklarında sahte belge kullanmak suçundan, suç tarihi olan 1.4.1988 den itibaren kararın verildiği 29.5.1998 tarihine kadar TCK. nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen zaman aşımı süresinin tahakkuk ettiği ve sanık Sadık hakkında da defter ve belgelerini incelenmek üzere yetkililere ibraz etmemek suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan müdahil vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle adı geçen sanıklar hakkındaki beraat ve ortadan kaldırma hükümlerinin istem gibi ONANMASINA,
Sanık Ali hakkında defter ve belgeleri incelenmek üzere yetkililere ibraz etmemek suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
213 sayılı Kanunun 253. maddesine göre tuttuğu defterlerle belgelerin ait olduğu yılı takip eden takvim yılından başlamak üzere 5 yıl süre ile muhafaza etmek mecburiyetinde bulunan sanığın usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen istenilen defter ve belgelerini aynı kanunun 13. maddesinde gösterilen mücbir sebeplere veya kastı kaldıran diğer nedenlere dayanmadan yetkililere ibraz etmemesi şeklinde oluşan eylemi ile vergi kaybına sebebiyet verdiğinin kabulünde zorunluluk bulunduğu ve dosyadaki belge ve bilgilerden eylemin vergi kaybına neden olduğunun anlaşıldığı gözetilmeden bilirkişinin yetersiz raporuna dayanılmak suretiyle beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve müdahil vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi CMUK'nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.04.1999 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Yasanın 344. maddesinde kaçakçılık suçu mükellefin kasten vergi zıyaına sebebiyet vermesidir, diye tarif edilmiş ayrıca maddede sayılan hallerle vergi zıyaına sebep olunduğunda suç kastının varlığı kabul edilmiştir. Vergi zıyaı olmayan veya tespit edilemeyen durumlarda suç meydana gelmeyecektir. Nitekim 4369 Sayılı Yasa değişikliği ile vergi zıyaı unsuru kaçakçılık suçlarından çıkarılmış idari para cezasını gerektirir ayrı bir vergi zıyaı suçu haline getirilmiştir. Tarafsız bilirkişi incelemesinde vergi zıyaı olmadığını belirttiğinden çoğunluk görüşüne katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy