(2863 S. K. m. 7, 65) (765 S. K. m. 59) (647 S. K. m. 6)
Dava: 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na muhalefet suçundan sanıklar Adem Doğan, Sebahattin Doğan, Yusuf Yüksel ve Hacı Yüksel'in yapılan yargılanmaları sonunda; 2863 sayılı Kanunun 65/a, TCK. nun 59 ve 647 sayılı Kanunun 6. maddeleri gereğince Adem Doğan ve Yusuf Yüksel'in 1'er yıl 8'er ay ağır hapis ve 5.376.000'er lira ağır para cezasıyla mahkumiyetlerine Sebahattin Doğan ile Hacı Yüksel'in beraatlerine dair Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 28.04.2000 gün ve 1997/49 Esas, 1999/47 Karar Sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi müdahil vekili, sanık Yüksel vekili ve sanık Adem Doğan tarafından duruşmalı olarak istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının onama ve bozma isteyen 22.09.2000 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle sanıklar hakkında tayin olunan cezanın nevii ve miktarı itibariyle temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına, tebligata rağmen gelmeyen bir vekilde göndermeyen sanık Yusuf Yüksel hakkındaki incelemenin duruşmasıza bırakılmasına oybirliğiyle karar verilerek sanık Adem Doğan vekili Av. Hicazi Babalık savunmasını yaptıktan sonra ve Yargıtay C. Savcısı Fehmi Yıldırım'ın düşüncesi alındıktan sonra incelenerek gereği görüşüldü;
Karar: Toplanan deliller karar yerinde incelenip sanıklar Adem Doğan ve Yusuf Yüksel'in suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanık Sebahattin Doğan yönünden elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan müdahil vekili, sanıklar Adem Doğan ve Yusuf Yüksel ile sanık Adem Doğan vekilinin duruşmalı incelemede ileri sürdüğü yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, adı geçen sanıklar haklarındaki hükmün istem gibi ONANMASINA,
Müdahil vekilinin sanık Hacı Yüksel hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Süreklilik gösteren Yargıtay kararlarında açıklandığı üzere; 2863 sayılı Kanunu'nun 7. maddesindeki ilan şartının suçun unsuru olmadığı, bu hususta bilgi sahibi olmanın yeterli sayılacağı, tescil kararı ilan dışında başka bir suretle bilinerek inşai ve fiziki müdahalede bulunulması halinde suçun oluşacağı, sanığın da suça konu Akşehir gölü ve göl suyunun çekilmesi sonucu açığa çıkan alanın özellikleri, önemi ve konumu itibariyle I. Derece doğal SİT ve bu sit kapsamında olduğu hususunu bildiğinin kabulü gerekirken mahkumiyeti yerine, tescil kararının taşınmazın bulunduğu ve sanığın oturduğu köylerde ilan edilmemiş olduğundan bahisle beraatine karar verilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı ve müdahil vekili'nin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.12.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy