(765 S. K. m. 81, 503, 522)
Dava: Dolandırıcılık suçundan sanık M. Ç.'ın yapılan yargılanması sonunda, TCK'nun 503/1, 522 ve 81/1-3. maddeleri gereğince 6 ay 1 gün hapis ve 77.310.000 lira ağır para cezasıyla mahkumiyetine dair Denizli 5. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 17.04.2002 gün ve 2000/446 Esas, 2002/348 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının bozma isteyen 08.08.2002 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kişiyi kandırabilecek nitelikte hile ve desiselerle hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisi veya başkasının yararına haksız bir çıkar sağlanması gerekmektedir. Hile, nitelikli bir yalandır. Yalan belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun denetleme olanağını ortadan kaldırmalıdır. Desise ise, maddi nitelikteki fiil ve hareketlerle mağduru hataya düşürmek için kullanılan aldatıcı vasıtalardır. Kullanılan hile ve desiseler ile mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu kandırıcı davranışlara ve yalanlara inanan mağdur tarafından sanığa ve bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hile ve desisenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fille olan ilişkisi kullanılan hilenin şekli ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda sanık ile şikayetçi arkadaş olup şikayetçinin sattığı televizyonun teslimine yönelik kandırıcı nitelikte herhangi bir hile ve desisenin mevcut olmadığı, satımdan sonra borcun ödenmemesinin hukuki nitelikte bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde sanığın yasal unsurları oluşmayan dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı CMUK. nun 321 nci maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 19.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy