(1412 S. K. m. 150, 257, 330)
Dava: Hırsızlık suçundan sanık Mahir hakkında yargılamanın iadesi yoluyla yapılan muhakeme sonunda, CMUK.'nun 330. maddesi uyarınca istemin kabulü ile TCK.'nun 491/3 ve 81. maddeleri gereğince sanığın 2 yıl 4 ay hapis cezasıyla mahkümiyetine dair Konya 3. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 22.11.2001 gün ve 2001/1048 esas, 2001/1440 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının bozma isteyen bila tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Konya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2000/17236 sayılı hazırlık evrakına istinaden 2.11.2000 tarihinde sanıklar Kemal ve Ali haklarında müşteki Kadir'e karşı hırsızlık suçu işledikleri iddiasıyla yargılamaları yapılarak cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
Yapılan yargılama sonunda adı geçen sanıkların 22.1.2001 tarih ve 1317/68 sayılı kararla mahkumiyetlerine karar verilmiş ve her iki sanığın temyizi üzerine hüküm Dairemizin 17.5.2001 tarih ve 5833/6291 sayılı ilamıyla onanmıştır.
Hükmün infazına başlandığında, 15.6.2001 tarihli tutanakla söz konusu hükümde Kemal olarak adı geçen sanığın gerçek adının Mahir olduğunun tespiti ve keyfiyetin bildirilmesi üzerine Konya 3. Sulh Ceza Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığından yazılı mütalaa alarak CMUK.'nun 330. maddesi gereğince yargılamanın yenilenmesi kararı verip yürüterek 22.11.2001 tarihinde aynı yasanın 341. maddesi gereğince sanık Kemal'in mahkumiyetinin iptaline ve sanık Mahir'in hırsızlık suçundan mahkumiyetine karar vermiştir.
Ceza Usul Kanunumuzun mahkum aleyhine muhakemenin iadesi nedenlerini dört bent altında belirleyen 330. maddesi dava konusu olayda iadei muhakeme yoluna başvurulmasına müsait değildir. Öte yandan, 150. maddesinde "Tahkikat ve hüküm yalnız iddianamede beyan olunan suça ve zan altına alınan şahıslara hasredilir." 257. maddesinde de "Hükmün mevzuu, duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibarettir" hükümleri yer almaktadır. Bu hükümlerden de anlaşılacağı üzere mahkemeler iddianamede gösterilen kişi ve eylemle sınırlı olarak yargılama yapmak ve hüküm kurmak zorundadırlar. Hüküm, dava kim hakkında açılmışsa onunla sınırlı olacaktır.
Somut olayda; sanık Mahir hakkında müşteki Kadir'e yönelik hırsızlık suçuna katıldığına dair açılmış bir dava bulunmadığı gözetilmeden yeniden yargılama yapılarak CMUK.'nun 341. maddesi uyarınca önceki hükmün iptaline karar verilmesi suretiyle aynı yasanın 150 ve 257. maddelerine muhalefet edilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı istem gibi CMUK.'nun 321'nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.3.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy