(765 S. K. m. 31, 33, 71, 72, 74, 77, 504, 510, 522) (4616 S. K. m. 1)
Dava: Dolandırıcılık ve hizmet nedeniyle emniyeti suistimal suçlarından sanık Gülden'in yapılan yargılanması sonunda: TCK. nun 504/3, 522, 510, 80, 31, 33, 71, 72, 74, 77 ve 4389 SK. nun 22. maddeleri gereğince 25 yıl 6 ay ağır hapis, 4 yıl 6 ay hapis ve 24.080.552.050-TL ağır para cezasıyla mahkümiyetine dair ZONGULDAK 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21.5.2002 gün ve 1999/224 Esas, 2002/75 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili, müdahil vekili ve C. Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının bozma isteyen 16.9.2002 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- Mudi-mağdur Sami'nin bankaya gelerek döviz hesabı açtırmak istediği, dövizleri sanığa serbest iradesiyle verdiği, sanığın bu dövizleri almak için hile ve desise kullanmadığı, ancak aldığı dövizleri kendi çıkarına sarfettiği gerçek olmayan hesap cüzdanı düzenleyerek mağdura verdiği anlaşılmasına göre eylemin işlendiği 5.12.1998 tarihi itibariyle TCK. nun 510. maddesindeki hizmet nedeniyle emniyeti suistimal suçunu oluşturduğu ve yine bu tarih itibariyle 4616 Sayılı Yasanın ¼. maddesi kapsamında kaldığı gözetilmeden suçu nitelemede yanılgıya düşülerek, parayı aldıktan sonraki hareketleri esas alınıp dolandırıcılık suçu kabul edilerek yazılı şekilde mahkümiyete hükmolunması,
2- Sanığın komşuları olan Hülya ve Mihriban'dan Sümerbank'taki hesaptan çekilip kendisinin çalıştığı bankaya yatırmak üzere görevi dışında verdikleri yetki belgesiyle adı geçen bankadan çektiği paraları mal edinmekten ibaret olan eyleminin hizmetle bir ilişkisinin bulunmaması nedeniyle TCK. nun 508. maddesindeki emniyeti suistimal suçunu oluşturduğu gözetilmeden aynı yasanın 510. maddesinin uygulanması,
3- CMUK. nun 258. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeksizin iddianamede gösterilmeyen 4389 Sayılı Yasanın 22/3. bendi 2. cümlesi uyarınca sanığın mahkümiyetine karar verilmesi,
4- 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 Sayılı Medeni Kanunun 471 maddesinin "Özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkümiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üzerindeki vesayet, hapis halinin sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalkar" hükmü gözetilmeden, kısıtlılık durumu ceza süresi boyunca sürmesine karar verilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, o yer C. Savcısı, sanık vekili ve müdahiller Sedat ile Etibank vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi CMUK'nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.11.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy