(765 S. K. m. 36, 40, 345, 350, 503, 504, 522, 523) (647 S. K. m. 5) (1475 S. K. m. 85, 105)
Dava: Dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından sanıklar Rıfat ve Mahmut'un yapılan yargılanmaları sonunda; TCK. nun 350/1, 504/4 (İki defa), 522 (3 kez), 523/ilk (2 defa), 503, 647 SK. nun 5, TCK. nun 36 ve 40. maddeleri gereğince sanık Rıfat'ın neticeten TCK. nun 71, 74/1 ve 75/2. maddeleri gereğince 18 ay 20 gün ağır hapis, 1 yıl 2 ay hapis ve 1.250.452.777-. TL ağır para, sanık Mahmut'un neticeten 71, 74/1 ve 75/2 maddeleri gereğince 18 ay 20 gün ağır hapis, 1 yıl 14 ay hapis ve 1.280.452.777-. TL ağır para cezasıyla mahkumiyetlerine dair Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 2.7.2002 gün ve 2001/179 esas, 2002/192 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi sanıklar vekilleri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının bozma isteyen 25.9.2002 tarihli tebliğname ile daireye gönderilmekle sanık hakkında tayin olunan cezanın nev'i ve miktarı itibarıyla temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına oybirliğiyle karar verilip duruşma usulen icra edildikten sonra incelenip gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kişiyi kandırabilecek nitelikte hile ve desiselerle hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisi veya başkasının yararına haksız bir çıkar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Yalan belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun denetleme olanağını ortadan kaldırmalıdır. Desise ise maddi nitelikte fiil ve hareketlerle mağduru hataya düşürmek için kullanılan aldatıcı vasıtalardır. Kullanılan hile ve desiseler ile mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu kandırıcı davranışlarla yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Somut olayda, Sanık Mahmut'un S.S. Basın Gazete, Radyo Televizyon A.Ş. isimli işyerinin sahibi olup, diğer sanık Rıfat ile birlikte çalıştıkları, sanıkların daha önce yurt dışına gitmek isteyenlere vize aldıklarını öğrenen müşteki Mustafa Servet'in İngiltere'ye, Fatih'in de Fransa'ya gitmek için akrabası müşteki Erol ile vize almak amacıyla ayrı tarihlerde sanıkların işyerine gittikleri, sanıkların Mustafa Servet'e 5.000 ve Fatih ile gelen müşteki Erol'a 6.000 Mark karşılığında Fransa Büyükelçiliğinden vize alabileceklerini söyleyip, müşteki Mustafa'dan 2.000 Mark, müşteki Erol'dan 1.000 İsviçre Frangı parayı peşin alıp kalanını vize çıktıktan sonra almak üzere anlaştıkları, sanıkların vize alabilmek amacıyla Mustafa'yı ve Fatih'i sanık Mahmut'un işyerinde stajyer muhabir olarak çalışıyor gösterip onlar adına basın tanıtım kartları, SSK. sigortalı işe giriş bildirgeleri ve maaş bordrosu tanzim ederek 22.5.2001 tarihinde Fransa Büyükelçiliği'ne müracaatta bulundukları, elçilik görevlilerinin belgelerin sahte olduğunu anlayarak emniyet görevlilerine bildirerek sanıkları yakalattıkları anlaşılmıştır.
Sanıkların vize almak için sahte belgeler düzenleyerek Fransa Büyükelçiliğine başvurdukları, belgelerin sahteliğinin anlaşılması üzerine vizeleri alamadıkları, müştekileri, hataya düşürmeye yönelik hile ve desiseleri bulunmadığı, bu nedenle yüklenen dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, ancak şikâyetçi Erol ve adlarına vize talebinde bulunulan Fatih ile Mustafa Servet dinlenerek vizenin hangi amaçla alınmak istendiği araştırılıp eylemlerin 1475 Sayılı Kanun'un 85. maddesi delaletiyle 105/2. madde ve fıkrası kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden dolandırıcılık suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi,
2- Sahte düzenlenmiş basın tanıtım kartları üzerinde inceleme yapan bilirkişinin 16.7.2001 tarihli raporunda tetkik konusu tanıtım kartlarının basın kartı niteliği taşıyıp taşımadığı hususundaki araştırmanın ilgili kuruluşlardan yapılmasının uygun olacağı şeklindeki görüş doğrultusunda gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi açısından, suça konu basın tanıtım kartları üzerinde bu konuda uzman bir bilirkişiye inceleme yaptırılarak iğfal kabiliyetlerine sahip olup olmadıklarının tespit ettirilmesi gerekirken kartlar üzerinde silinti, kazıntı, karalama, lekeleme, fotoğraf değişikliği vb. tahribat izinin olmadığı gerekçesiyle iğfal ve ikna kabiliyetini haiz olduğu yolundaki aynı bilirkişinin raporu esas alınarak ve esasen sahte basın kartı düzenlemek fiilinin TCK' nun 345. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği de gözardı edilerek 350/1. maddesi uygulanması suretiyle mahkumiyetlerine karar verilmesi,
3- Sanık Mahmut'un gazeteci olmayan müştekiler Teoman, Yusuf ve İsmail'e talepleri üzerine otuzar milyon lira karşılığında suça konu S.S. Bağımsız Siyasi Gazetesi muhabiri olduklarına ilişkin basın tanıtım kartları düzenleyip vermesine ilişkin eylemlerde yüklenen dolandırıcılık suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden beraatı yerine yazılı şekilde mahkûmiyetlerine dair hüküm kurulması,
Sonuç: Kanuna aykırı ve sanıklar vekillerinin temyiz itirazları ve duruşmadaki sözlü savunma bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.01.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy