(765 S. K. m. 503, 522) (1412 S. K. m. 321, 325)
Dava ve Karar: Dolandırıcılık suçundan sanık T. Y.'ın yapılan yargılanması sonunda: TCK. nun 503/1 ve 522 nci maddeleri gereğince 1 yıl 6 ay hapis ve 20.250.000.000-TL ağır para cezasıyla mahkûmiyetine dair Niğde 2.Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 29.8.2002 gün ve 2002/225 Esas, 2002/461 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının bozma isteyen 9.10.2002 tarihli tebliğnamesiyle daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Sanığın nikahsız olarak birlikte yaşadığı N. G.'le müşterek çocukları olan ve kendisiyle aynı adı taşıyan oğlunun sahibi bulunduğu daireyi satmak konusunda şikayetçiyle anlaştığı ancak tapuda satış işleminin yapılabilmesi için mahkemeden izin alınması gerektiğinin belirtilmesi üzerine 18.2.2000 tarihinde Niğde Sulh Hukuk Mahkemesinden satış izni verilmesini talep ettiği, talebin kabul edilmemesi nedeniyle satış işleminin gerçekleştirilemediği anlaşılmasına göre, sanığın oğlu adına kayıtlı taşınmazın kendi adına kayıtlı olduğunu söylemesinin, tapu kaydının aleniyeti karşısında şikayetçiyi yanıltıcı nitelikte olmadığı gibi denetleme olanağını da ortadan kaldırmadığından, yasal unsurları itibariyle oluşmayan suçtan beraati yerine hile ve desiselerle aldattığından bahisle mahkûmiyetine hükmolunması,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi CMUK.nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK. nun 325 inci maddesi uyarınca bozmanın hükmü temyiz etmeyen diğer sanık N. G.'e de sirayetine, bozma nedenine göre sanıkların tahliyelerine, başka suçtan hükümlü ve tutuklu olmamaları halinde derhal tahliyelerinin sağlanması için Yargıtay C. Başsavcılığına yazılmasına 07.11.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy