(765 S. K. m. 504/4) (1412 S. K. m. 150, 257) (5237 S. K. m. 158)
Dava: Dolandırıcılık suçundan sanık Gürbüz'ün yapılan yargılanması sonunda: TCK. nun 504/4, 522, ( 3 kez ) 71 ve 72. maddeleri gereğince 24 ay ağır hapis ve 79.999.998-TL ağır para cezasıyla mahkumiyetine dair İZMİR 6. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 16.10.2001 gün ve 2001/400 Esas, 2001/296 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının bozma isteyen 30.9.2002 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Sanığın aşamalardaki yekdiğerine uygun ikrarı karşısında müşteki Lütfi'nin ifadesinde adı geçen Mehmet'in tanık olarak dinlenmemesi soruşturmaya yenilik getirmeyeceğinden tebliğnamenin 2. bendindeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın müştekiler Lütfi ve Nizamettin'i dolandırmak suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasıfları tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi taktir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın suçun sübut bulmadığına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanığın şikayetçi Lütfi'nin oğluna ilişkin eylemi nedeniyle kurulan hükme yönelik temyizine gelince:
CMUK. nun 150 ve 257. maddeleri uyarıca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup, iddianamede şikayetçi Lütfi'nin oğlu Bülent'in dolandırıldığı iddiasıyla dava açılmadığı gözetilmeden, bu suçtan da mahkumiyetine karar verilmesi,
Sonuç: Usul ve kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi CMUK'nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.12.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy