(213 S. K. m. 359/b-1)
Dava: 213 Sayılı Vergi Usul Kanununa muhalefet suçundan sanık Basri'nin yapılan yargılanması sonunda: 213 SK. nun 359/b-1 ve TCK. nun 59. maddeleri gereğince 15 ay ağır hapis cezası ile mahkumiyetine dair GEBZE Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 4.10.2001 gün ve 1999/107 Esas, 2001/170 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili ve müdahil vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının bozma isteyen 11.10.2002 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: I-Sahte olduğu iddia olunan faturaları düzenleyen Ö. Ltd Şti. hakkında vergi tekniği raporunun onaylı bir örneği getirtilip, incelenerek; sahteliği belirleyen delillerin neler olduğunun tespiti, kamu davası açılmış olup olmadığının araştırılması, açıldığının tespiti halinde dava dosyası celp ile incelenerek; özetinin duruşma tutanağına geçirilmesi, birleştirilememeleri halinde bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi ve gerektiğinde faturayı düzenleyen ile kullananın ticari defter ve belgeleri üzerinde, bu faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi yönünden hizmet ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim ve tesellüm belgeleri, bedelinin ödendiğine dair ticari teamüle uygun, kanıtlama yeterliliği olan, şirket veya mükellefin banka hesapları ve kasa mevcuduyla uyumlu ve faturaları düzenleyenin hesabına girdiğini gösteren geçerli belge ve faturayı düzenleyenin hizmet üretimi yada araç kiralaması olup olmadığı hususları dikkate alınarak yeniden ve karşılaştırmalı bilirkişi incelemesi yaptırılması ve toplanan deliller değerlendirilerek sonucuna göre hüküm tesisi yerine eksik soruşturma ile mahkumiyet kararı verilmesi,
II-Kabule göre de:
a )24.10.1997 ve 27.10.1997 tarihli faturaların sanık tarafından katma değer vergisi iadesinde kullanılması dolayısıyla suç tarihinin 26.11.1997 olduğu, 22.12.1997 ve 30.12.1997 tarihli faturalar bakımından da suç tarihinin 26.1.1998 olduğu ve her vergilendirme dönemindeki eylemlerin ayrı suçları oluşturduğu, Ceza Genel Kurulu'nun 5.3.2002 gün ve 28/179 sayılı içtihadının da bu yönde olduğu gözetilmeden tek suç kabul edilerek tek ceza tayini suretiyle hüküm kurulması,
b )Sanığın nüfus kaydına anne adı yönünden uygun olmayan sabıka kaydının esas alınması,
c )1136 Sayılı Avukatlık Kanununun 10.5.2001 tarihinde yürürlüğe giren 4667 Sayılı Kanunun 77. maddesi ile değişik 164. maddesi hükmü gözetilmeden avukatlık ücretinin vekil yerine asil lehine hükmolunması,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık vekili ile müdahil vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi CMUK'nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.12.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy