(765 S. K. m. 71, 72, 503, 522) (1412 S. K. m. 318) (YHGK. 24.11.1998 T. 1998/6-280 E. 1998/359 K.)
Dava: Dolandırıcılık suçundan sanık Eda'nın yapılan yargılanması sonunda: TCK.nun 503/1, 522 ( 27 kez ), 71 ve 72. maddeleri gereğince 25 yıl hapis ve 8.205.447.510 lira ağır para cezasıyla mahkumiyetine dair KADIKÖY 3.Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 16.10.2001 gün ve 1998/487 Esas, 2001/878 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının bozma isteyen bila tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Hükmolunan cezaların nev'i ve süresine göre sanık vekilinin duruşmalı inceleme isteminin CMUK.nun 318. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
1-Sanığın aynı suçtan cezalandırılmasına ilişkin Kadıköy 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 1998/192 esas sayılı mahkumiyet hükmü, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 5.10.1998 gün ve 9008-8550 esas ve karar sayılı ilamı ile "sanıklar Eda ve Serap'ın dolandırdıkları kişi adedince eylemlerinin TCK.nun 71, 503/1. maddelerine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı nedenlere dayanılarak eylemlerinin hukuki nitelikte olduğundan bahisle gerçekleştirdikleri fiillerin hangi müştekilere yönelik olduğu da araştırılıp saptanmadan beraatlarına karar verilmesi isabetsizliğinden bozulması, vaki itirazı üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 24.11.1998 gün ve 1998/6-280/359 esas ve karar sayılı ilamı ile "sanıklar Eda ve Serap'ın hukuki durumlarının incelenmesinde:
Her iki sanığın sisteme başlangıçta para ödeyerek katıldıkları, sistem içinde yükselerek para kazandıkları, mağdurları kandırmaya yönelik bir davranışta bulunmadıkları yönündeki ısrarlı ve değişmeyen savunmaları nazara alınarak, sanıkların üye yaptıkları kişiler saptandıktan sonra, gerektiğinde bu kişilerin de bilgilerine başvurulmak suretiyle, bu kişilere karşı dolandırıcı nitelikte davranışlarının bulunup bulunmadığı belirlenerek, mevcut kanıtlar bu çerçevede değerlendirildikten sonra sanıkların hukuki durumlarının tespitinde zorunluluk bulunduğu" gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiş olduğundan, bozmaya uyan Kadıköy 2.Asliye Ceza Mahkemesince sanık Eda yönünden dosyanın tefrikine karar verildiğinden, incelemeye konu iş bu davanın şikayetçilerinin var olduğu anlaşılan hazırlık beyanları, şikayet dilekçeleri, üyelik sözleşmeleriyle diğer belgelerin dosyada mevcut olmayıp duruşmadaki iddialarında sanık Eda'nın bu organizasyon içinde bulunduğu ve kendilerini üye yapmaya yönelik davranışları olduğuna ilişkin beyanlarının bulunmadığı anlaşılmakla;
Öncelikle bahsi geçen hazırlık evrakları ile Kadıköy 2.Asliye Ceza Mahkemesinin tefrik edilen dosyası getirtilip incelenerek, birleştirilmelerinin mümkün olmaması halinde ilgili delillerin iş bu dosyaya intikali sağlanıp, Ceza Genel Kurulu kararında açıklandığı üzere sanığın üye yaptığı kişiler saptanıp, Kadıköy 2.Asliye Ceza Mahkemesi dosyasındaki şikayetçilerle aynı olup olmadıkları araştırılıp, gerektiğinde yeniden bilgilerine başvurularak bu sanığın kendilerini dolandırıcı davranışlarda bulunup bulunmadığı belirlenerek sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde mahkumiyete karar verilmesi,
2-Kabule göre de; TCK.nun 522. maddesinin uygulanmasında esas alındığı anlaşılan döviz kurunu bildirir banka yazısının denetime esas olması bakımından dosya içinde bulundurulmaması,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi CMUK.nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.12.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy