(765 S. K. m. 503, 522)
Dava ve Karar: Dolandırıcılık suçundan sanık C. B.'nın yapılan yargılanması sonunda, TCK.nun 503/1 ve 522. maddeleri gereğince 1 yıl 4 ay hapis ve 1.292.000.000 lira ağır para cezasıyla mahkumiyetine dair İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 04.07.2001 gün ve 1999/1386 Esas, 2001/1091 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının bozma isteyen bila tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Önceden doğmuş bir borç veya oluşmuş bir zarar için hileli davranışlarda bulunulması halinde, borç veya zarar kandırıcı nitelikteki davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçu oluşmayacağı gibi suçun oluşması için kullanılan hile ve desisenin kandırıcı nitelikte olması, mağduru yanılgıya düşürmesi, kandırıcı mahiyetteki davranışlara ve yalanlara inanan mağdur tarafından sanığa veya bir başkasına haksız çıkar sağlanması gerekmekte olup somut olayda da; şikayetçi ile sanık arasında 10.5.1999 tarihli oto satış sözleşmesinin yapıldığı, borç-alacak ilişkisinin bir protokole bağlanarak 30.7.1999 vade tarihli senedin düzenlendiği, sanığın bu senet bedelini ödediğini savunduğu, şikayetçinin ise vade tarihinde kendisine bir miktar ödeme yapıldığını ve kalan 970 milyon lira için suça konu 11.8.1999 vadeli senedin 30.7.1999 tarihinde verildiğini ileri sürdüğü, dosya kapsamı itibariyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuki nitelikte olduğu ve yüklenen dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi CMUK.nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.01.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy