(765 S. K. m. 55, 494, 522) (647 S. K. m. 4, 5, 6)
Dava ve Karar : Hırsızlık suçundan sanık Erhan ın yapılan yargılanması sonunda: TCK. nun 494/1, 55 ve 647 Sayılı Kanunun 4-6. maddeleri gereğince 80.000.000 lira ağır para cezasıyla mahkümiyetine dair M Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 15.10.2001 gün ve 2000/26 Esas, 2001/1781 Karar Sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının bozma isteyen 28.11.2002 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1-TCK. nun 494/1. madde ve bendinde yer alan kullanma hırsızlığı suçunun oluşabilmesi için,
a )Hırsızlığın özel bir ulaşım aracı hakkında işlenilmesi,
b )Sahiplenme amacı olmadan çalınan aracın kısa bir süre kullanılması,
c )Aracın zilyedine geri verilmesi veya kolaylıkla bulunabileceği bir yere bırakılması, henüz bırakılmamış ise, iade edilmek üzere alındığının açıkça anlaşılmış olması gerekir.
Kullanma hırsızlığı suçunun manevi unsuru geçici olarak yararlanma kastıdır. Fail; mal edinmek kastıyla değil, aracı kullandıktan sonra iade etmek amacıyla hareket etmiş olmalıdır. Araç alınırken iade etmek maksadı olmayıp mal edinmek için alınmışsa kısa bir süre sonra iade edilmiş olsa bile kullanma hırsızlığından söz edilemez. Böyle bir durumda aracın geri verilmesi koşulları oluştuğu takdirde hırsızlık suçunda rızai iade hükümlerinin uygulanmasını sağlayacaktır.
Çalınan araç kısa süre içinde iade edildiğinde ya da zilyedin kolaylıkla bulabileceği bir yere bırakıldığında kullanma kastı mevcuttur. Ancak fail, suç teşebbüs aşamasında iken veya suç işlendikten sonra henüz iade edilmeden yakalanmışsa kastı dosya içeriğine göre olaysal olarak belirlenmelidir.
Madde metnine göre özel kastın varlığının kabulü için, aracın iade edilmek üzere alındığının "açıkça anlaşılması" gerekmektedir. Kastın iadeye yönelik olduğu, somut olayın gelişimi içinde, normal yaşam gözlemlerine göre tereddüde yer bırakmayacak biçimde kendini göstermelidir. Bir başka deyişle, ilk bakışta aracın geri iade edilmek üzere alındığı anlaşılmalıdır. Örneğin acil bir hastayı hastaneye, yada servisi kaçıran öğrenciyi sınava yetiştirmek amacıyla komşunun aracının alınmasında iade kastıyla hareket edildiği açıkça anlaşılmaktadır.
Suça konu olayda, mağdura ait mobileti park edildiği apartman boşluğundan alarak M. İlinden İ. İline gitmek isteyen sanıkların hükmü temyiz etmeyen diğer sanık Sedat'ın abisi tarafından görülüp kovalanmaları ve arıza yapması sonucu mobileti terk ettikleri, bu durumda mobiletin şikayetçi tarafından kolayca bulunmasının mümkün olmadığı gibi, kullanıp iade edilmek üzere alındığı amacını gösteren, dış aleme yansıyan bir belirti de bulunmadığı, hırsızlığın mobiletin mülkiyetine yönelik olduğunun kabulü gerektiği gözetilmeden, eylemin kullanma hırsızlığı olarak kabul edilmesi,
2-Kabule göre de; kullanma süresi, mesafesi, benzin, yağ ve amortisman bedeli gibi kriterler dikkate alınarak verilen zarar saptanıp sonucuna göre TCK. nun 522. maddesi uygulanması gereken mobiletin tüm değeri esas alınarak uygulama yapılması,Kanuna aykırıdır.
Sonuç: Sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkın gözetilmesi, 16.4.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy