(765 S. K. m. 202, 345, 504/7) (5237 S. K. m. 247, 248, 207/1, 208, 162)
Dava : Dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından sanıklar Şükrü , Özdemir , Ahmet ve Muhammet in yapılan yargılanmaları sonunda: Sanık Şükrü nün TCK. nun 504/7,80 ve 522. maddeleri gereğince 2 yıl 8 ay 20 gün ağır hapis ve 256.666.666 TL. ağır para, sanık Özdemir'in TCK. nun 345, 80, 81/1-son maddeleri gereğince 1 yıl 2 ay 1 gün hapis cezasıyla diğer sanıkların beraatlarına dair A 4. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.12.2001 gün ve 1996/258 Esas, 2001/540 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar vekili ve müdahil vekili tarafından istenilmiş olduğundan sanık Şükrü yönünden duruşmalı inceleme isteğinde bulunulmuş dava evrakı C.Başsavcılığının bozma isteyen bila tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle sanık Şükrü hakkında tayin olunan cezanın nev'i ve miktarı itibariyle temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına oybirliği ile karar verilip duruşma usulen icra edildikten sonra incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: I-Sağlık Bakanlığı'nın, Ç. Yardım ve Dayanışma Derneği bünyesinde suç işledikleri iddia olunan sanıklar Ahmet ve Muhammet haklarında verilen hükmü temyize yetkisi bulunmadığından vekilinin adı geçen sanıklara yönelen temyiz isteminin CMUK. nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Sanık Özdemir hakkındaki temyize gelince:
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın özel belgede sahtecilik suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, dolandırıcılık suçundan elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan müdahil vekilinin dolandırıcılık suçunun sabit olduğuna ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sağlık Bakanlığı adına Hazine'nin "Ç Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği" ne karşı işlenen suçtan davaya müdahale hakkı bulunmadığı gözetilmeden, müdahillik kararı verilerek lehine vekalet ücretine hükmolunması,
Kanuna aykırı ve sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş ise de; CMUK. nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün olduğundan sanığa yüklenen vekalet ücretinin kaldırılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan adı geçen sanık hakkındaki mahkumiyet ve beraat hükümlerinin istem gibi ONANMASINA,
III-Sanık Şükrü hakkındaki hükme gelince:
1-Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı adına yardım toplama ve makbuz kesme yetkisi bulunan ve Ankara Sağlık Müdürlüğü Çevre Sağlığı Kontrol Şube Müdürü bulunan sanığın vakıf adına düzenlediği bazı makbuzlarda yardım aldığı kişilere verdiği üst ile alt nüshaları arasında farklı miktarlar yazarak aradaki farkı mal edindiği anlaşılıp kabul edilmesine göre dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı, eylemin hizmet nedeniyle emniyeti suiistimal ve özel belgede sahtecilik olarak ortaya çıktığı, suç tarihi itibariyle hizmet nedeniyle emniyeti suiistimal suçunun 4616 Sayılı Yasanın 1/4. Madde ve bendi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği özel belgede sahtecilik suçundan ise TCK. nun 345, 80. maddelerinin uygulanarak mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden suçu nitelemede de yanılgıya düşülerek ve fikri içtimadan söz edilerek TCK. nun 504/7.madde ve fıkrası uygulanmak suretiyle cezalandırılmasına karar verilmesi,
2- 1136 Sayılı Avukatlık Kanununun 10.5.2001 tarihinde yürürlüğe giren 4667 Sayılı Kanunun 77. maddesi ile değişik 164. maddesi uyarınca karar tarihi yerine müdahale tarihi esas alınmak suretiyle eksik vekalet ücretine hükmolunması,
Sonuç: Kanuna aykırı, müdahil vekili ile sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi CMUK.nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.4.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy