(1219 S. K. m. 25) (765 S. K. m. 503/1, 522)
Dolandırıcılık suçundan sanık Yücel'in yapılan yargılanması sonunda:
TCK.nun 503/1, 522 ve 647 SK.nun 6 maddeleri gereğince 1 yıl 2 ay hapis ve 1.166.666.000-TL ağır para cezasıyla mahkumiyetine dair (Ankara Dördüncü Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 13.11.2000 gün ve 2000/81 Esas, 2000/1053 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık ve müdahil vekilleri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının bozma isteyen 18.4.2002 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü: Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kişiye kandırabilecek nitelikte hile ve desiselerle hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisi veya başkasının yararına haksız bir çıkar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Yalan belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olma, "sergileniş açısından mağdurun denetleme olanağını ortadan kaldırmalıdır. Desise ise maddi nitelikteki fiil ve hareketlerle mağduru hataya düşürmek için kullanılan aldatıcı vasıtalardır. Kullanılan hile ve desiseler ile mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu kandırıcı davranışlarla yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hile ve desisenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Taekwando antrenörlük ve spor masörlüğü belgeleri olan sanık kendisini bio enerji uzmanı olarak tanıtmıştır. Epilepsi hastası olan ve Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi 4. sınıf öğrencisi bulunan müdahil, "hastalığı"nın kesin tedavisi olmadığını, bildiğini, bio-enerjinin tedaviye bir katkısı olup olmadığını denemek istediğini söylemiştir. Sanığın beyanları, müdahili yanıltacak nitelikte olmadığı gibi denetleme olanağını da ortadan kaldıracak mahiyette bulunmadığından, sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, eylemin 1219 sayılı Kanunun 25. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, müdahil ve sanık vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepden dolayı istem gibi CMUK'nun 321. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), 3.7.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
YKD Haziran 2003
Full & Egal Universal Law Academy