(213 S. K. m. 139, 359)
Dava: 213 Sayılı Vergi Usul Kanununa muhalefet suçundan sanık Tayfun H.'ın yapılan yargılanması sonunda: 213 Sayılı Kanunun 359/b-1, TCK. nun 59, 72, 71 ve 647 Sayılı Kanunun 4. maddeleri gereğince 30 ay ağır hapis ve 2.250.000 lira ağır para cezasıyla mahkumiyetine dair İ. 4. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 2.11.2000 gün ve 1998/201 Esas, 2000/335 Karar Sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi müdahil vekili ve sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının bozma isteyen bila tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1993 yılında işlendiği iddia olunan suçtan açılan kamu davasında atılı suçun yasa maddesinde öngörülen cezasının türü ve üst sınırı itibariyle TCK. nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen asli dava zaman aşımı süresinin, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık vekili ile müdahil vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün istem gibi CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak bu tarihteki fiillerden sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle ortadan KALDIRILMASINA,
Diğer suçlara yönelik temyiz itirazlarına gelince;
1- Sanığın 1994 yılında sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlediğine dair mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden mahkumiyetine karar verilmesi,
2- 1995 ve 1996 yıllarında düzenlenen ve sahte olduğu iddia edilen suça konu faturaların adlarına düzenlendiği kişi ve şirketlerce kullanılması suretiyle vergi kaybının doğduğu araştırılıp belirlenmeden ve sanığın 24.11.1994 ila 25.5.1996 tarihleri arasında askerlik görevini yaptığı, 5.9.1996 gün ve 62785 nolu fatura dışındakilerin bu dönemde düzenlendiği ve askerde bulunduğu süre içinde işyeri idaresini vekaletle eniştesi Oral T.'a bıraktığı yolundaki savunmasının geçerliliği araştırılıp o dönemdeki faturalardan da sorumlu olup olmadığı değerlendirilmeden eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Sanığın temsilcisi olduğu şirketin fiilen faaliyetine son verdiği 4.11.1997 günlü yoklama fişi ile tanık Oral T.'ın beyanlarından anlaşılmasına göre 213 Sayılı Yasanın 139/2. maddesindeki istisnai durumun gerçekleştiği ve yapılan tebligattan haberdar olduğu anlaşılan sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden tebligatın geçersizliğinden bahisle bu suçtan da beraatına karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık vekili ve müdahil vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.2.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy