(765 S. K. m. 491, 522) (647 S. K. m. 6) (1412 S. K. m. 317)
Dava: Dolandırıcılık ve suç tasnii suçlarından sanıklar Halil Ahmet Tuğrul Kodan, Zafer Arif Akar, Vedat Avcı, Hakan Kuru, Yüksel Dilek, Yunis Kaya, İbrahim Kodan ve Ayşegül Eken'in yapılan yargılanmaları sonunda, Zafer Arif Akar'ın suç vasfında vaki değişiklik nedeniyle TCK. nun 491/3, 522 ve 647 Sayılı Yasanın 6. maddeleri gereğince 1 yıl 1 ay hapis cezasıyla mahkumiyetine, suç tasnii suçundan beraatine, diğer sanıkların beraatlerine dair Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 16.5.2001 gün ve 2000/145 Esas, 2001/171 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının red-onama-bozma isteyen 22.5.2002 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Suç tasnii suçundan doğrudan doğruya zarar görmeyen şikayetçi şirketin kamu davasına katılma hakkı bulunmadığı ve usulsüz verildiğinden dolayı hukuken geçersiz olan katılma kararının hükmü temyiz etme hakkı vermeyeceğinden bu suça yönelik vaki temyiz isteminin CMUK. nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
Sanıklar Hakan Kuru, Yunis Kaya, İbrahim Kodan ve Ayşegül Eken hakkında elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin suçun sübut bulduğuna ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle bu sanıklar hakkındaki hükmün istem gibi ONANMASINA,
Sanıklar Halil Ahmet Tuğrul Kodan, Zafer Arif Akar, Yüksel Dilek ve Vedat Avcı haklarındaki hükme gelince:
Net Motorlu Araçlar Ltd. Şti.ne ait işyerinin 10.6.1999 başlangıç tarihli poliçe ile katılan şirkete sigorta ettirildiği, şirket ortağı Yunis Kaya tarafından 10.11.1999 günü işyerinde hırsızlık olduğu gerekçesi ile polise başvurulduğu, sigorta eksperi ve katılan şirket elemanlarınca işyerinde yapılan incelemelerde hırsızlık iddiasının gerçek olmadığı yolunda oluşan şüphe üzerine konunun araştırılması için Üsküdar C. Başsavcılığına müracaat edildiği, kollukça yapılan araştırmalar sonucu şirket çalışanlarından olan sanık Zafer Arif Akar'ın olaydan bilgisi olduğu anlaşılarak ifadesine başvurulduğu, adı geçenin poliste müdafii huzurunda alınan ifadesinde; bir akşam işyerine gittiğinde sanıklar Yüksel Dilek ve Vedat Avcı'yı sigortalı olan aletleri yerlerinden sökerken gördüğünü, işyeri sahibi Halil Ahmet Tuğrul Kodan'ın durumdan haberi olduğuna söyleyen sanıkların kendisinden de yardım istediklerini, sökülen aletleri Vedat'ın arabasıyla üç sefer yaparak H.A. Tuğrul Kodan'ın babası İbrahim Kodan'a ait yıkama ve otopark işyerine taşıdıklarını, sanıkların geri döndüklerinde işyeri kapısını levye ile kırdıklarını gördüğünü, kuşkulandığını ancak işyeri sahibinin haberi olduğundan sesini çıkaramadığını, bir süre sonra aletleri bu kez yine sanık İbrahim'e ait olan eve Vedat Avcı ile taşıdıklarını belirttiği, yaptığı yer gösterme sonucu sözü edilen evde çalındığı iddia edilen eşyaların ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık Halil Ahmet Tuğrul Kodan sigorta bedelinin ödenmemesi üzerine sigorta şirketine ve Başbakanlık Hazine Müsteşarlığına başvurulurda bulunarak primi tahsile çalışmıştır. Sanıklar Yüksel Dilek ve Vedat Avcı'ya polis tarafından ulaşılamamıştır.
Sanık Zafer'in poliste müdafii huzurunda verdiği ayrıntılı ifadesi ve bunu doğrulayan yer gösterme tutanağı içeriği, eşyaların sanık Halil'in babası olan İbrahim'e ait evde ele geçirilmiş olması, sanıklar Zafer, Vedat ve Yüksel'in hırsızlık ihbarı üzerine olay yerine gelen polislere ve sigorta şirketi yetkililerine konu hakkında beyanda bulunmamış olmaları, olayın hırsızlık olmadığının ortaya çıkmasından sonra Vedat ve Yüksel'in işyerlerini dahi terk ederek ortadan kaybolmaları, sanık İbrahim'in mülkiyeti kendisine ait evde saklanan eşyalardan haberinin olmamasının imkansızlığı ve adı geçenin polislerce eve girilmek istendiğinde yardımcı olmayarak kapının çilingir vasıtasıyla açılması gibi, deliller ve olağan yaşam gözlemleri birlikte değerlendirildiğinde, sanık Halil Ahmet Tuğrul Kodan'ın işyerinden hırsızlık yapıldığı izlenimini uyandırarak sigorta bedelini almak için dolandırıcılığa tam teşebbüs suçunu işlediği, diğer sanıklarında sanığın bu fiili işlemesine yardım ve müzaharette bulunarak fer'an iştirak ettikleri anlaşılıp sübuta erdiği, sanık Zafer Arif Akar'ın duruşma aşamasında polisteki ikrarını inkarla eşyaları kendisinin çaldığı yolundaki savunmasının, oluşa ve dosyadaki delillere ters düştüğü ve diğer sanıkları suçtan kurtarmaya yönelik olduğu gözetilmeden, delil elde edilemediğinden ve sanık Zafer'in fiilinin hırsızlık suçunu oluşturduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi, CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.10.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy