(765 S. K. m. 503/1) (647 S. K. m. 4, 6) (5237 S. K. m. 157)
Dava: Dolandırıcılık suçundan sanık Ali'nin yapılan yargılanması sonunda: TCK. nun 503/1, 522, 72 ve 647 S.K. nun 4. maddeleri gereğince 647.565.000 lira ağır para cezasıyla mahkumiyetine dair ILGAZ Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 12.4.2001 gün ve 2001/8 Esas, 2001/48 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının bozma isteyen bila tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1-Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kişiye kandırabilecek nitelikte hile ve desiselerle hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisi veya başkasının yararına haksız bir çıkar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır.Yalan belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun denetleme olanağını ortadan kaldırmalıdır. Desise ise, maddi nitelikteki fiil ve hareketlerle mağduru hataya düşürmek için kullanılan aldatıcı vasıtalardır. Kullanılan hile ve desiseler ile mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu kandırıcı davranışlara ve yalanlara inanan mağdur tarafından sanığa veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hile ve desisenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi kullanılan hilenin şekli ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Dava konusu olayda ise; sanığın Ilgaz pazarında tanıştığı şikayetçiye, tarlasında işçi olarak çalışan aynı zamanda akrabası olan kadınla kendisini evlendirebileceğini söylemesi ve bunun karşılığında 200.000.000 lira alması şeklinde kabul edilen eyleminde beyanların müştekiyi yanıltacak ve denetleme olanağını da ortadan kaldıracak mahiyette bulunmadığından, dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, beraati yerine hile ve desisenin neler olduğu da açıklanmadan mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Kabule göre de;
a) 647 Sayılı Yasanın 4. maddesi uygulamasında hesap hatası sonucu 547.560.000 lira yerine 547.565.000 lira ağır para cezası verilmesi suretiyle fazla ceza tayini,
b) Sanığın geçmiş hali ve suç işleme eğilimine uygun gerekçeler gösterilmeden ve kısmen paraya çevrilme gerekçesiyle çelişen, yasal ve yeterli bulunmayan gerekçeye dayanılarak 647 Sayılı Yasanın 6. maddesinin uygulanmaması,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi CMUK'nun 32l nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.11.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy