(765 s. S. K. m. 71, 72, 80, 362, 363, 503) (647 S. K. m. 4, 6) (YCGK. 16.01.1984 T. 1983/6-281 E. 1984/3 K.)
Dolandırıcılık suçundan sanık A.S.D.'nin yapılan yargılaması sonunda: TCK nun 503lilk, '522 (7) kez, 71, 72 maddeleri gereğince 28 ay hapis ve 140.000.000. lira ağır para cezasıyla mahkumiyetine dair Gürsu Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 22.12.2000 gün ve 1999/141 Esas, 2000/113 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay' ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Baş savcılığının onama isteyen 6.6.2002 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle, incelenerek gereği görüşüldü:
Suç tarihinin karar başlığında 12.8.1999 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüş, kabule göre şikayetçi Z.D.'nin duruşmada su motorunun arıza yapması nedeniyle Jandarmanın kendi aracından da numune aldığım beyan etmesine, 13.8.1999 tarihli numune alma tutanağının da bu beyanı doğrulayıp 21.9.1999 tarihli T. Rafineri Müdürlüğü raporunda da şikayetçiden alınan numunenin de TSE standartlarına aykırı olduğunun rapor edilmesine göre, bu mağdur yönünden de mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken, numune alınmadığından bahisle sanığın delil yetersizliğinden beraatine karar verilmesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve taktirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık vekilinin eksik soruşturma yapıldığına,sübutun bulunmadığına, savunma hakkının kısıtlandığına, TCK nun 80, 647 sayılı Yasanın 4-6 maddelerinin uygulanması gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; Ancak:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16.01.1984 tarih 6/281-3 sayılı kararında açıklandığı üzere; dolandırıcılık suçunda kandıracak ölçekteki hile ya da desise kullanılarak yanılgıya düşürme sonucu mağdurda salt bu aldatma sonucunda bozulmuş bir iradeyle kendi zararına, fail yararına bir işlerinde bulunulmasının gerekmesine, somut olayda mağdurlara yönelen ve onları kandıracak nitelikte hile ve desise bulunmadığı, TSE standartlarına uygun olmayan katkı maddesi ilave edilen mazotun satışa sunulmasının ticarete hile karıştırma suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde aynı yasanın 503/1 maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi,
Yasa'ya aykırı, sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy