(765 S. K. m. 522)
Dava ve Karar: Dolandırıcılık suçundan sanık İ. K. E.'nin yapılan yargılaması sonunda, TCK nun 503/1 (4 defa), 522, 59, 71, 72, 75/2 maddeleri gereğince 42 ay 27gün hapis ve 2.789.703.797.lira ağır para cezasıyla mahkumiyetine dair İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 17.5.2001 gün ve 2000/462 Esas, 2001/681 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının onama isteyen 3.7.2002 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kişiye kandırabilecek nitelikte hile ve desiselerle hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisi veya başkasının yararına haksız bir çıkar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Yalan belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun denetleme olanağını ortadan kaldırmalıdır. Desise ise, maddi nitelikteki fiil ve hareketlerle mağduru hataya düşürmek için kullanılan aldatıcı vasıtalardır. Kullanılan hile ve desiseler ile mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu kandırıcı davranışlara ve yalanlara inanan mağdur tarafından sanığa veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hile ve desisenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi kullanılan hilenin şekli ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda ise; 1997 yılından beri yurt içi ve yurt dışında turistik gezi düzenleyen ve TURSAB üyesi olan sanığın olay tarihinde İtalya gezisi düzenlediği, yeterli katılım olmayıp maliyetin yüksekliği nedeniyle turu gerçekleştiremediği, şikayetçi M. M. İ.'i Opel Turizm Acentesi ile İtalya'ya gönderdiği şikayetçilerden bir kısmının sanık tarafından daha önce birçok sefer tur düzenleyerek geziye gönderildiği, sanığın hile ve desiselerle sözleşme yapıp, şikayetçilerden haksız çıkar sağladığına ilişkin her türlü kuşkudan uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuki nitelikte bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
1- Suça konu dövizlerin suç tarihlerindeki Merkez Bankası efektif alış kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilerek temel ağır para cezasının tayini gerekirken döviz satış kuru üzerinden çevrilerek sanığa fazla ağır para cezası tayini,
2- Sanığın mağdurlar M. E., H. ve G. M. ve M. M. İ.'e karşı eylemlerinden dolayı TCK.nun 522. maddesinin uygulanması sonucu 1 yıl 1 ay 6 gün yerine 1 yıl 1 ay 5 gün hapis cezası tayini ve sonraki uygulamalarla da sonuç hapis cezasının 43 ay yerine 42 ay 27 gün olarak eksik tayini,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 17.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy