(765 S. K. m. 345, 503, 504) (5237 S. K. m. 207/1, 208, 157, 158)
Dava: Dolandırıcılık suçundan sanık Ömürsoy'un yapılan yargılanması sonunda: Suç vasfındaki vaki değişiklik nedeniyle TCK.nun 345 ve 59. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezasıyla mahkumiyetine dair A Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 7.6.2001 gün ve 2000/137 Esas, 2001/227 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının bozma isteyen 3.7.2002 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Sanığın, aldığı krediyi vadesinden önce ödediği bankanın bir zararının olmadığı ve sanığın dolandırıcılık kastıyla hareket etmediği cihetle dolandırıcılık suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşıldığından, eylemin özel belgede sahtecilik olarak nitelenip TCK.nun 345. maddesi uygulanarak ceza tayin edilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki dolandırıcılık suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişen bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- )Suçun işlenişinde aleyhe değerlendirilen hususlar karar yerinde gösterilmeden 647 Sayılı Yasanın 4. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, Kanuna aykırı;
2- )Sanık vekilinin temyiz dilekçesine ekli sabıkasızlık kaydı karşısında, sabıkalı olduğuna dayanan 647 Sayılı Yasanın 6. maddesinin uygulanmaması konusundaki kararın yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi CMUK.nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.12.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy