(2863 S. K. m. 6, 74)
2863 S. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa muhalefet suçundan sanıklar Mehmet Tuna, Hasan Akkayaoğlu, Mustafa Dertli, Murat Baki Canasad, Nuri Emirgan, Tezcan Sürücü ve Ahmet Kösem'in yapılan yargılamaları sonunda, sanıklar Tezcan Sürücü ve Ahmet Kösem'in beraatlerine, sair sanıkların mahkumiyetlerine dair Nazilli Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 25.04.2002 tarih ve 2001/287 Esas, 2002/108 Karar s. hükmün süresi içerisinde Yargıtay'ca tetkiki sanıklar Mehmet Tuna, Hasan Akkayaoğlu, Mustafa Dertli müdafiileri ve katılan vekili tarafından istenilmiş sanıklar Hasan Akkayaoğlu ve Mustafa Dertli müdafiileri tarafından duruşmalı inceleme isteğinde bulunulmuş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının onama ve bozma isteyen bila günlü tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle, tebligata rağmen gelmeyen ve bir vekilde göndermeyen sanıklar Hasan Akkayaoğlu ve Mustafa Dertli hakkındaki temyiz incelemesinin duruşmasız olarak yapılmasına oybirliğiyle karar verildikten sonra incelenerek gereği görüşüldü:
1- Elde edilen delillerin sanıklar Tezcan Sürücü, Ahmet Kösem ve Mustafa Dertli'nin taşınır kültür varlığı ticaretini yapmak suçundan hükümlülüklerine yeter nitelik ve derecede bulunmadığı mahkemece dosya içeriğine uygun biçimde gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin suçun sabit olduğuna ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istek gibi ONANMASINA,
2- Sanıklar Mehmet Tuna, Hasan Akkayaoğlu, Mustafa Dertli müdafiileri ile katılan vekilinin bu sanıklarla beraber izinsiz kazıl yapmak suçundan mahkum olan sair sanıklar Nuri Emirgan ve Murat Baki Canasad'a yönelik temyizlerine gelince:
a- Kazının 2863 S. Kanunun 6. maddesinde yer alan korunması gerekli taşınmaz kültür varlıklarından olan Mastaura Antik Kentinde gerçekleştirildiği, ayrıntıları Ceza Genel Kurulu'nun 21.01.1980 tarih 1979/501 E, 1990/23 K, s. kararında açıklandığı ve istikrar gösteren sair Genel Kurul ve daire kararlarında da kabul edildiği üzere, kazı yapılan yerin bu niteliğinin tesbit ve tescilinin suçun unsuru olmadığı, bilgi sahibi olunmasının yeterli sayılacağı, somut olayın özelliği ve oluş biçimi dikkate alındığında sanıkların haricen bilgi sahibi olduklarının da anlaşılmasına rağmen aynı kanunun 74. maddesinin 1. fıkrasının 1. cümlesi yerine, yerin Arkeolojik Sit Alanı olarak tescil edilmediğinden bahisle 2. cümlesinin uygulanması suretiyle eksi ceza tayini,
Yasaya aykırı,
b- Hükümden sonra, 01.05.2005 gününde yürürlüğe giren, 5335 S. Kanunun 22. maddesi ile 5083 S. Kanunun 2. maddesine eklenen son fıkra uyarınca, bir Yeni Türk Lirasının altında kalan tutarların atılmasında ve 01.06.2005 gününde yürürlüğe giren 5237 S. Türk Ceza Yasasının 7 ve 5349 S. Kanunla değişik 5252 S. Türk Ceza Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9. maddeleri uyarınca; anılan Kanunlar değerlendirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiileri ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepden dolayı 5320 S. Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 S. CMUK. nun 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy