(765 S. K. m. 65, 80, 503)
Dava: Dolandırıcılık suçundan sanıklar Şeker K. ve Hüseyin K.'in yapılan yargılamaları sonunda, Sanık Şeker K. hakkında TCK. nun 46. maddesi uyarınca ceza tertibine yer olmadığına, sanık Hüseyin K.'in beraatine dair İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 15.5.2002 gün ve 2001/347 Esas, 2002/185 Karar sayılı hükmün yasal süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi müdahil vekilleri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının onama-bozma isteyen 6.11.2003 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Sanık Şeker K. hakkında ceza ehliyeti bulunmadığından TCK'nun 46. maddesi gereğince ceza tertibine yer olmadığı gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan müdahil vekillerinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA;
2- Müdahil vekillerinin sanık Hüseyin K. hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince:
Akbank T.A.Ş'de çalışıp emekli olan kişilerin sağlık giderlerinin Akbank T.A.Ş Mensupları Tekaüt Sandığı Vakfı tarafından karşılandığı, sanık Şeker K.'nın da adı geçen bankadan emekli olduğu, kendisine ve bakmakla yükümlü olduğu kişilere hastaneye sevk alıp muayene olduktan sonra reçetelerin fotokopilerini çektirip çoğaltarak yaptırdığı sahte mühürleri kullanarak vakıf tarafından onaylanmış gibi düzenledikten sonra aynı reçetelerle ilgili sağlık gider belgelerini muhtelif tarihlerde ve 85-100 değişik semtlerdeki banka şubelerine götürerek ilgili vakıf hesabından tahsil ettiği, Şeker'in kayınbiraderi olan sanık Hüseyin'in de hazırlık soruşturması sırasında emniyette verdiği ifadesinde, Şeker'in sürekli para harcadığını gördüğünü, sorduğunda ilgili vakıftan onaylanmış gibi evrak tanzim ederek bankadan para aldığını söylemesi üzerine kendisinin de paraya ihtiyacı olduğundan birlikte gitmek istediğini belirterek on gün süre ile aynı bankanın değişik şubelerine birlikte giderek onun tanzim ettiği evrakları bankaya verip para çekmesinden sonra kendisine de para verdiği yönündeki açıklamaları sulh ceza mahkemesinde ise bir hafta süre ile farklı Akbank şubelerine gittiklerini, ancak bankaya niçin gittiklerini bilmediğine ilişkin savunmasının sanık Şeker'in yakın akrabası olan Hüseyin'in hazırlıktaki kabulüne dair anlatımları yanında bu kadar kısa sürede bankanın farklı şubelerine gitme nedenini bilmemesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi diğer sanık Şeker'in evinde bulunan ve suçta kullanılan sahte mühürlerden birinin bulunmaması için balkondan bahçeye atıp, yakalanınca da yerini gösterdiğinin anlaşılması karşısında, sanık Hüseyin'in de kendisine ait otomobil ile diğer sanığın bu eylemini bilerek on gün kadar bankanın değişik şubelerine götürmek, sanık Şeker'in bankada işlemleri yaptırdığı sırada beklemek suretiyle fiilin işlenmesinden önce ve işlendiği sırada yardımda bulunduğu ve suçun sübuta erdiği gözetilmeden T.C.K.nun 503/1, 65/3 ve 80. maddeleri uyarınca mahkumiyeti yerine yazılı gerekçelerle beraatine karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, müdahil vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu nedenden dolayı CMUK. nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy