(765 S. K. m. 59, 491, 492, 522) (647 S. K. m. 4, 5, 6)
Dava: Hırsızlık suçundan sanıklar Mustafa Artan ve Hasan Hüseyin Artan'ın yapılan yargılamaları sonunda: TCK. nun 491/1, 522, 59 ve 647 S.K.nun 4-6. maddeleri gereğince 711.828.000 TL. ağır para cezasıyla cezalandırılmalarına ve cezanın ertelenmesine dair Durağan Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 28.02.2002 tarih ve 2001/153 Esas, 2002/16 Karar s. hükmün süresi içerisinde Yargıtay'ca tetkiki üst C. Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının bozma isteyen 10.11.2003 günlü tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik edilen dosya içeriğine göre diğer itirazlar yerinde görülmemiş ise de;
1) Tutanak düzenleyicisi tanık Cemal Kılıçaslan'ın 27.9.2001 günlü duruşmada, 14.6.2001 günlü zabıt varakasının düzenlenmesinden 15 gün kadar önce evde kaçak su kullanıldığını tespit ettiklerini, bu sebeple mühürleme işlemi yaptıklarını ancak ikinci kontrolde mührün çıkarılıp yeniden suyun kullanıldığını belirlediklerini söylemesi ve Durağan Belediyesinin 5.11.2001 günlü cevabi yazı içeriğinde de suyun belediye tarafından kapatıldığı yazılmış olması karşısında, bu hususun araştırılıp varsa mühürlemeye ait tutanakların getirtilerek sonucuna göre eylemin TCK. nun 492/2. maddesine uygun bulunup bulunmadığına ait delillerin takdir ve tartışması üst dereceli asliye ceza mahkemesine ilişkin olduğundan görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2) Sanık Mustafa Artan'ın tutanak gününde evde oğlu Hasan Hüseyin ile eşi Gülsüm'ün oturduğunu, kendisinin onlardan ayrı olarak köyde kaldığını evin inşaat ruhsatının eşi adına olduğunu, inşaat sırasında ve bitiminde belediyeye abonelik için başvuruda bulunduklarını, suyu iddia edilen biçimde kullananın oğlu sanık Hasan Hüseyin olduğunu 21.6.2001 günlü savcılık ifadesinde belirtmesi karşısında; bu savunması usulen araştırılarak gerektiğinde Gülsüm Artan da tanık olarak dinlenip toplanan deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın cezai sorumluluğunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturmayla sanık Mustafa'nın da mahkumiyetine hükmolunması,
Kabule göre de;
3) Sanıkların eylemlerinin TCK. nun 491. maddesinin ilk fıkrasına uygun bulunduğu gözetilmeden aynı maddenin 1. bendiyle mahkumiyetlerine karar verilmesi,
4) Kaçak olarak kullanılan su miktar ve bedeli bilirkişiye tespit ettirilmeden TCK. nun 522. maddesinin uygulanmasında Durağan Belediyesinin 5.11.2001 tarihli, 2000 ve 2001 yıllarında kaçak olarak kullanılan su bedelinin gecikme bedeli dahil veya hariç 158.460.000 TL. olduğunu bildiren çelişkili yazı cevabının hükme esas alınması,
Sonuç: Kanuna aykırı, üst C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bu nedenlerden dolayı istek gibi CMUK. nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy