(765 S. K. m. 30, 80, 491, 492, 522, 523) (647 S. K. m. 4, 5) (5237 S. K. m. 141, 142, 143, 61, 43, 145, 168)
Hırsızlık suçundan sanık H. D.'nin yapılan yargılaması sonunda: TCK. nun 491/ilk, 522, 647 Sayılı Yasanın 4-5. maddeleri gereğince 332.186.400 lira ağır para cezasıyla mahkumiyetine dair A. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 14.06.2002 gün ve 2001/63 Esas, 2002/351 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının bozma isteyen 22.12.2003 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
I- Sanığın, aboneliği ev sahibi adına olup kiracı olarak kullandığı sayaca, diskin dönmesini engellemek için naylon parçası takarak müdahalede bulunup kaçak elektrik kullandığının iddia ve kabul olunması karşısında da sayacın suç tarihi ve öncesinde elektrik idaresi tarafından resmen mühürlenip mühürlenmediği araştırılıp, mühürlü olduğunun belirlenmesi halinde eylemin temas ettiği TCK. nun 492. maddesinin 1. fıkrası 2. bendindeki suça bakmak ve delilleri taktir etmek görevinin üst dereceli Asliye Ceza Mahkemesine ait bulunduğu gözetilip görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
II- Kabule göre de;
1 -5.11.1998 tarihli kaçak elektrik kullanma tutanağına konu fiilin suç tarihi ve niteliği itibariyle 4616 Sayılı Yasa kapsamında bulunup kamu davasının bu suç yönünden ertelenmesi yerine TCK.nun 80. maddesi uygulanmak suretiyle cezada artırım yapılması,
2- Sanığın aşamalardaki ısrarlı savunmasında adına tahakkuk ettirilen kaçak elektrik kullanım bedelini ödediğini beyan etmesi karşısında, bu husus araştırılarak TCK.nun 523. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışmasız bırakılması, yasaya aykırı;
3- Hükümden sonra 10 Şubat 2003 gün ve 25020 Mükerrer Sayılı Resmi Gazete' de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 4806 Sayılı Kanunun 1. maddesi ile değişik TCK.nun 30. maddesinin 2. fıkrası gereğince para cezalarında bin lira küsurunun atılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK.nun 326/son madde ve fıkrası uyarınca kazanılmış haklarının saklı tutulmasına 26.01.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy