(4616 S. K. m. 1) (1412 S. K. . 343) (26.10.1932 Gün ve 29/12 S. İBK)
Dava: 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa muhalefet suçundan sanık Celal Sözen hakkındaki kamu davasının 4616 Sayılı Kanunun 1/4. maddesi uyarınca kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine ilişkin Kozan Ağır Ceza Mahkemesinin 30.9.2003 gün ve 2003/61-109 sayılı kararına, vaki itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına dair CEYHAN Ağır Ceza Mahkemesinin 17.10.2003 gün, 2003/394 Müt. Sayılı kararının, tüm dosya kapsamına göre, mahkemece mahallinde yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporlarıyla suça konu inşaatın 1998 yılından önce tamamlandığı ve hali hazırda fiziki ve inşai bir müdahalenin olmadığının tespit edilmiş bulunulduğu cihetle atılı suçun tarihinin 1998 yılı olması nedeniyle 4616 Sayılı Kanunun kapsamında kaldığı gözetilmeksizin itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, CMUK.nun 343. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 20.11.2003 gün ve 53374 Sayılı yazılı emirlerine atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 23.12.2003 gün ve YE.2003194480 Sayılı ihbarnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:
Karar: Yazılı emir, gerek hakimlerin, gerekse mahkemelerin Yargıtay denetiminden geçmeksizin kesinleşen kararlarındaki çok ciddi boyutlara varan yasaya aykırılıkları ortadan kaldırmayı amaçlayan ve Yargıtay'ın yasaları yorumlamak ve içtihat birliğini sağlamak görevine takviye için düzenlenmiş olağan üstü bir yasa yoludur. 26.10.1932 gün ve 29/12 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında yasaya aykırılık halleri açıklanmış ve bunların uygulamadaki esaslı yanlışlıklar ile esasa etkili usul hatalarından ibaret olduğu belirtilmiştir. Buradan hareketle yargılama hukuku ile maddi hukuk kurallarına aykırılık hallerinde yazılı emir yoluna başvurulması mümkün olmakla birlikte hakimin kanaat ve takdirine ilişkin fiili sorunlardan dolayı bu yola gidilemeyeceği Yargıtay'ın süreklilik gösteren içtihatları cümlesindendir. Öğretide aynı görüşü benimsemiştir.
Bu bağlamda yazılı emir değerlendirilmesinde; yasaya aykırılıktan bahsedilmediği suça konu inşaatın 1998 yılından önce tamamlandığı ve hali hazırda fiziki ve inşai bir müdahalenin olmadığının mahkemece mahallinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporuyla belirlendiğine ilişkin fiili soruna değinildiği, bu nedenle "verilen bilirkişi raporunun ve hükmün eksik araştırma ve incelemeye dayalı olduğuna" ilişkin hakimin kanaat ve takdirine ait olan konuda yazılı emir yoluna gidilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmış olduğundan;
Sonuç: Yazılı emre atfen düzenlenen ihbarnamedeki bozma isteminin CMUK.nun 343. maddesi uyarınca REDDİNE, dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına iadesine, 25.3.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy