(765 S. K. m. 503, 522) (1412 S. K. m. 343) (26.10.1932 Gün ve 29/12 Sayılı İBK)
Dava: Dolandırıcılık suçundan sanıklar Süleyman Altuntop ve Muhsin Tümbül'ün TCK.nun 503/1, 522/1. maddeleri gereğince 1 yıl 3 ay hapis ve 2.187.500.000-TL ağır para cezası ile cezalandırılmalarına dair ADANA 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.2.2003 gün ve 2002/684-2003/153 sayılı kararın, müşteki ile sanıklar arasında otomobil alım satımından kaynaklanan borç nedeniyle sanıklardan Süleyman Altuntop imzalı 1.850.000.000-TL. bedelli 20.9.2001 ödeme tarihli senetteki 2001 tarihinin kasten 2007 olarak düzenlenerek, müştekinin iştirak halinde dolandırıldığı kabulüyle hüküm kurulmuş ise de, sanıkların borcu inkar etmedikleri, suça konu senedi müşteki ile anlaşarak imha edip, 30.1.2002 tarihli yeni bir senet tanzim ettikleri, aralarındaki borç ilişkisinin hukuki bir ihtilaf olduğu gözetilmeden, sanıkların beraatleri yerine unsurları oluşmayan dolandırıcılık suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle CMUK.nun 343. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 11.12.2003 gün ve 55112 sayılı yazılı emirlerine atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 24.12.2003 gün ve YE.2003201813 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:
Karar: 26.10.1932 gün ve 29/12 sayılı içtihadı birleştirme kararında da belirtildiği gibi yazılı emre konu olabilecek yasaya aykırılık halleri, uygulamadaki esaslı yanlışlıklarla esasa etkili usul hatalarıdır. Buna göre maddi ceza yasaları ile yargılama yasası kurallarına aykırılık hallerinde yazı emir yoluna başvurulması mümkün olmakla beraber, mevcut kanıtların takdir, tercih ve değerlendirilmesinde yanılgıya düşüldüğünden bahisle yazılı emir yoluyla inceleme yapılmasına olanak bulunmamaktadır.
İncelenen dosyada hükümlüler hakkında bir otomobil alım satımı sırasında bakiye kalan borç için şikayetçiye verdikleri bonoya vade tarihi olarak "2001" yerine "2007" yazmak suretiyle şikayetçiyi dolandırdıkları iddiasıyla dava açıldığı, mahkemece toplanan kanıtlar değerlendirilerek suç sabit kabul edilip mahkumiyet hükmü kurulduğu, kanıt takdiri yapılarak verilen mahkeme kararı aleyhine yazılı emir yoluna gidilemeyeceği,
Sonuç: Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamaları da bu yönde olduğu cihetle yazılı emirle bozma isteğinin CMUK.nun 343 maddesi uyarınca reddine, dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına İADESİNE, 19.2.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy