(213 S. K. m. 359/a-2) (4811 S. K. m. 14)
Dava: 213 Sayılı Vergi Usul Kanununa muhalefet suçundan sanık İsmail Can'ın anılan Kanunun 359/a-2. maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ANTALYA 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 5.5.2000 gün 2000/118-129 sayılı kararının Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 16.4.2001 gün, 2001/3134-3636 sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmesini müteakiben 27.2.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4811 sayılı Vergi Barışı Kanunu uyarınca cezanın infaz edilmemesi talebinin reddine dair, aynı mahkemenin 12.3.2003 gün, 2003/123 Müt. sayılı kararına vaki itirazın keza reddine ilişkin Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.3.2003 tarih, 2003/151-151 D.İş sayılı kararının, tüm dosya kapsamına göre 27.2.2003 günü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4811 Sayılı Vergi Barışı Kanununun 14. maddesi uyarınca verilen davanın ortadan kaldırılması ve cezanın infazına yer olmadığına ilişkin kararlar uyuşmazlığın esasını çözen nihai kararlar olup, hükmün zat ve mahiyetini değiştiren kararların duruşma açılarak verilebileceği gözetilmeden evrak üzerinde yapılan inceleme sonucu verilen karara itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle CMUK.nun 343. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 2.12.2003 gün ve 53987 sayılı yazılı emirlerine atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 17.12.2003 gün ve YE.2003195679 sayılı ihbarnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Hükümlünün, 213 Sayılı Yasanın 359/a-2. maddesi ve bendi uyarınca cezalandırılmasına dair Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 5.5.2000 gün ve 118-129 sayılı kararı dairemizin 16.4.2001 gün ve 3134/3636 sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiştir.
Hükümden sonra, 27.2.2003 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4811 Sayılı Vergi Barışı Kanununun 14. maddesiyle "salınan vergi ve kesinleşen cezalar ile gecikme faizi ve zamların ödenmesi, bunlara karşı açılan davalardan vazgeçilmesi halinde, madde kapsamına giren suçlardan dolayı açılan davaların ortadan kaldırılacağı, kesinleşen mahkumiyet kararlarının da infaz edilmeyeceği" hükmü getirilmiştir.
Hükümlünün 4811 Sayılı Yasadan yararlanma istemi, Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesince; duruşma açılmadan, dosya üzerinde verilen 12.3.2003 gün ve 2003/123 Müt. sayılı karar ile reddedilmiş, bu karara karşı yapılan itirazda Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.3.2003 gün ve 2003/151-151 D.İş sayılı kararıyla reddedilmiştir.
Oysa; 4811 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca verilebilecek olan "davanın ortadan kaldırılması veya cezanın infazına yer olmadığına" ilişkin kararlar uyuşmazlığın esasını çözen nihai kararlardır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu ile Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında da açıklandığı üzere "hükmün zat ve mahiyetini değiştiren kararlar" duruşma açılarak yapılacak yargılama sonunda verilebilecek kararlardandır. Ayrıca cezanın infazını ortadan kaldırabilecek bir kararın; davaya katılan ile hükümlü dinlenmeden, 4811 Sayılı Yasanın 14/1. maddesinde öngörülen koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde araştırılıp tespit edilmeden, evrak üzerinde yapılan inceleme sonucu verilmesi de olanaksızdır. İtirazın bu nedenlerle kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi isabetsiz olup,
Sonuç: Yazılı emre atfen düzenlenen ihbarname içeriği bu nedenlerle yerinde görüldüğünden Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.3.2003 gün, 2003/151-151 D.İş. sayılı kararının CMUK.nun 343. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahkemesince takdirine, dosyanın Yargıtay C. Başsavcılığına iadesine, 19.2.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy