(765 S. K. m. 80) (4811 S. K. m. 14)
Dava ve Karar: 213 Sayılı Vergi Usul Yasasına muhalefet suçundan sanıklar A. S. K., A. A., A. P., R. G. ve H. Ç.'ın yapılan yargılanmaları sonunda, Sanık A. P.'in beraatine diğer sanıkların 213 S.K. nun 359/b-1, 59 (sanık A. S. için 2 kez). maddeleri gereğince sanıklar A. A., R. G., H. Ç.'ın 15'er ay ağır hapis, sanık A. S.'ın 30 ay ağır hapis cezasıyla mahkumiyetlerine dair Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 9.10.2001 gün ve 1999/1 Esas, 2001/290 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık A. A. ve sanıklar R, H., A. S. vekilleriyle katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının bozma isteyen 8.1.2003 tarihli tebliğnamesiyle daireye gönderilmekle sanıklar H. ve R.'ya yüklenen sahte fatura kullanmak suçunun işlendiği tarih ve 4811 Sayılı Yasa gözetilerek duruşma yapılması savunmaya yenilik getirmeyeceğinden ve karara etkisi olmayacağından dosya üzerinde inceleme yapılarak gereği görüşüldü:
I-Sanık A. A. hakkında açılan sahte fatura düzenlemek ve kullanmak suçlarının birbirinden bağımsız ve ayrı suçları oluşturduğu gözetilmeden tek ceza tayini ve teselsül eden suç nedeniyle TCK. nun 80. maddesi uyarınca cezanın arttırılmaması, fatura sayısı tutarı ve zararın ağırlığı kast yoğunluğu suçun işlenmesindeki özellikler gözetilerek cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizlikleri karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık A. A.'ın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanık A. P.'in fiilin faili olmadığı mahkemece dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış incelenen dosyaya göre verilen hükümde -eleştiri dışında- bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık A. A.'ın soruşturmanın eksik yapıldığına, katılan vekilinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-Diğer sanıklar hakkında kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarına gelince;
a-Şirketteki hissesini 28.12.1995 gün ve 37634 yevmiye nolu noter sözleşmesiyle H. B.'na devrettiğini savunmasında belirten sanık A. S. K.'nun temyiz dilekçesi ekindeki, şirket ortaklar kurulunun 7.3.1996 gün ve 6 Sayılı kararında şirket müdürlüğü görevinin sona erdiği ve şirket müdürü olarak H. B.'nun atandığının belirtilmesi karşısında; suça konu faturaların tarihleri gözetilerek şirketi idare ve temsil yetkisinin kime ait olduğu, sanığın suça iştirak edip etmediği araştırılarak sonucuna göre hüküm kurulması yerine kanuni temsilci olduğundan bahisle ek savunması da alınmadan iddianamedeki sevk maddesinin iki kez uygulanması,
b-Sanıklar R. G. ve H. Ç.'a yüklenen sahte fatura kullanmak suçunun niteliği ve işlendiği tarih itibariyle 27.2.2003 ve 25033 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 4811 Sayılı Vergi Barışı Kanununun 14 üncü maddesi gereğince yeniden takdir ve değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı CMUK.nun 321 nci maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 22.06.2004 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy