(765 S. K. m. 30, 40, 81, 503/1, 522/1) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Dolandırıcılık suçundan sanık Salih in yapılan yargılanması sonunda: TCK. nun 503/1, 522/1, 81/2, 40 ve 647 SK. nun 4-5. maddeleri gereğince 2 yıl 13 ay 10 gün hapis ve 29.341.499.999-TL ağır para cezasıyla mahkümiyetine dair Ü. 4. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 26.9.2002 gün ve 2002/552 Esas, 2002/644 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık ve sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının bozma isteyen 3.3.2003 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle, sanık müdafiinin hükmolunan cezanın türü ve süresine göre koşulları bulunmadığından, 17.12.2002 tarihli dilekçesiyle yasal süresinden sonra vaki duruşmalı inceleme isteminin CMUK. nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilip incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Paranın tamamının teslimiyle suç oluştuktan sonra sanığın, müdahili işyerinden uzaklaştırmak maksadıyla telefon edip onu notere çağırdığı ve bu suretle haberleşme aracının suçun işlenmesinde vasıta olarak kullanılmadığı dosya kapsamından anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, tekerrüre esas alınan mahkümiyet hükmündeki hapis cezasının paraya çevrilerek para cezasına eklenmek suretiyle TCK. nun 81/3. maddesindeki miktarın bulunması gerektiği gözetilmeden tekerrür nedeniyle cezanın ve nisbi avukatlık ücretinin eksik tayinindeki isabetsizlikler aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin para cezasının fazla olduğuna, tazminat kararının yerinde olmadığına, eksik soruşturma yapıldığına yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-1136 Sayılı Avukatlık Kanunun 10.5.2001 tarihinde yürürlüğe giren 4667 Sayılı Kanunun 77. maddesi ile değişik 164. maddesi hükmü gözetilmeden avukatlık ücretlerinin vekil yerine asil lehine hükmolunması,
Yasaya aykırı;
2-Hükümden sonra 10 Şubat 2003 gün ve 25020 Mükerrer Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 4806 sayılı Kanunun 1. maddesi ile değişik TCK.nun 30. maddesinin 2. fıkrası gereğince para cezalarında bin lira küsrünün atılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş ise de; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun CMUK.nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan
Sonuç: ağır para cezasının 29.341.499.000 liraya indirilmesi ve nisbi ile maktu avukatlık ücretlerinin katılan vekiline verilmesi denilmek suretiyle eleştiriler dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14.4.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy