(765 S. K. m. 491/1, 522) (5237 S. K. m. 141, 142, 143, 145)
Dava: Hırsızlık suçundan sanık Rıdvan in yapılan yargılanması sonunda: TCK. nun 491/ilk, 61, 522, 55/3, 59/2 ve 647 Sayılı Kanunun 4-6. maddeleri gereğince 71.182.800 lira ağır para cezasıyla mahkumiyetine dair D. 1. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 4.12.2001 gün ve 2001/742 Esas, 2001/995 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi o yer C.Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının bozma isteyen 10.3.2003 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 647 Sayılı Yasa'nın 4. maddesi uyarınca hapsin paraya çevrilmesi sırasında en üst hadden paraya çevrilirken taktire dayanıldığını belirten mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki buna yönelen bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre C.Savcısının savunma hakkının kısıtlandığına ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-Sanığın tutuklama talebiyle sevk edildiği sulh ceza hakimliğinde ve duruşmadaki sorgusunda, şikayetçiye ait cep telefonunu çalıp 100-150 metre uzaklaştıktan sonra polisler tarafından yakalandığını, savcılık ifadesinde ise; olay yerinden kaçtıktan sonra cep telefonu ile birlikte yakalandığını, beyan etmesine göre, sanığı yakalayan görevliler tespit edilerek dinlenip varsa yakalama tutanağı da dosyaya celbedilerek, gerektiğinde şikayetçi ve sanıktan da sorularak sanığın yakalanış şekli açıklığa kavuşturulup çalınan cep telefonunun hakimiyet altına alınıp alınmadığı araştırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Suça konu cep telefonunun değeri tespit ettirilmeden pek hafif kabulü ile TCY. nın 522. maddesi uyarınca cezadan indirim yapılması,
Yasaya aykırı;
3-Hükümden sonra 7 Ağustos 2003 gün ve 25192 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 4963 Sayılı Kanunun 8. maddesiyle 2253 Sayılı Çocuk Mahkemelerinin Kuruluşu, Görevi ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "15" ibaresi "onsekiz" şeklinde değiştirildiğinde kayden 30.4.1985 doğumlu olup suçun işlendiği tarihte 18 yaşını bitirmeyen sanık hakkındaki yargılamanın çocuk mahkemesinde yapılması gerektiği lüzumu,
4-10 Şubat 2003 gün ve 25020 Mükerrer Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 4806 Sayılı Kanunun 1. maddesiyle değişik TCK. nun 30. maddesinin 2. fıkrası gereğince para cezalarında bin lira küsrünün atılmasında zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, o yer C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı CMUK.nun 321 nci maddesi uyarınca kısmen istem gibi BOZULMASINA, 28.04.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy