(765 S. K. m. 19, 59, 62, 72, 230, 504, 522) (647 S. K. m. 4, 6)
Dava ve Karar: Dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanmak suçlarından sanıklar Handan Yılmaz ve Alper Şanlıtürk'ün yapılan yargılanmaları sonunda, sanık Handan Yılmaz'ın TCK. nun 504/7, 62, 522 ve 647 S. Kanunun 6. maddeleri gereğince 5 ay 10 tarih ağır hapis ve 8.168.000 TL. ağır para cezasıyla, sanık Alper Şanlıtürk'ün vaki suç vasfındaki değişiklik sebebiyle TCK. nun 230/1, 59, 72, 647 S. Kanunun 4 ve 6. maddeleri gereğince 304.200.000 TL. ağır para cezasıyla mahkumiyetlerine dair Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 25.6.2001 tarih ve 2000/321 Esas, 2001/297 Karar s. hükmün süresi içerisinde Yargıtay'ca tetkiki sanık Handan Yılmaz vekili ile sanık Alper Şanlıtürk tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının bozma isteyen 20.06.2002 günlü tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Hükümden sonra Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün 9.10.2001 tarihli yazısı ile sanık Handan Yılmaz hakkında ihbarda bulunulan ve Ankara C.Başsavcılığının 2001/86004 sırasında hazırlığa kaydedilip soruşturması yapılmadan Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin temyize konu dosyasına müzekkere ekinde gönderilen suç ihbarı ve ihbara konu ilgililer hakkında mahallince gereğinin takdir ve ifası mümkün görülmüştür.
I- Sanık Alper Şanlıtürk hakkında kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Sanığın hastayı muayene etmeden uzmanlık alanı dışına da çıkarak bir kısmı şikayetçinin tedavisi ile de ilgisi bulunmayan ilaçları yazarak reçete düzenlemekten ibaret eyleminin TCK. nun 240. maddesi kapsamında görevi kötüye kullanmak suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı biçimde görevi ihmal kabulü suretiyle eksik ceza tayini sanığa karşı temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun biçimde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın eksik soruşturma yapıldığına, suçu işlemediğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II- Sanık Handan Yılmaz hakkında kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarına gelince:
Şikayetçinin kullandığı ilaçları yazdırmak için Yüksek İhtisas Hastanesinde bulunduğu sırada sağlık kurulunda çalıştığını ve kendisine yardımcı olacağını beyanla tesbit edilemeyen bir şahsın şikayetçi ile yakınlık kurup, sanığın işlettiği eczanede çalışan personelini hastaneye çağırarak şikayetçinin sanığa ilişkin Destan Eczanesine götürüldüğü, burada sağlık karnesi ve sağlık kurulu raporu alınarak sair sanık doktor Alper Şanlıtürk'ün çalıştığı Numune Hastanesinde sanığın kullandığı ilaçlarla birlikte epilepsi hastalığında kullanılan Tegretol adlı ilaçla yine sanığın kullanmadığı Cardura adlı ilacın da yazdırılıp bu ilaçlarla birlikte şikayetçinin hastalığında kullandığı ilaçların bir kısmının da şikayetçiye verilmeyerek tamamının katılan Emekli Sandığı'na fatura edildiği olayda delilleri tartışıp suçu sabit gören mahkemenin takdiri ve karardaki gerekçeler karşısında kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Ancak:
1- Katılan vekilinin müdahale dilekçesinde sanığın 196.292.690 lirayı kurumdan haksız tahsil ettiğini beyan etmesine göre, şikayetçinin ihbarından önce sanığa ödeme yapıldığının tespiti halinde eylemin tamamlandığı, aksi durumda eksik teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden ve dolandırıcılık suçunun tam teşebbüse elverişli olmadığı da düşünülmeden eksik soruşturma sonucu yazılı biçimde karar verilmesi,
2- Sanığın katılan kurumu uğrattığı zararın denetime olanak sağlayacak biçimde araştırılmadan ve kararda da gösterilmeden hüküm kurulması ve uygulamaya göre de; suç tarihi itibariyle temel ağır para cezasının TCK. nun 19. maddesi ile belirlenen 91.260.000 liradan az olamayacağının gözetilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerden dolayı CMUK. nun 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK. nun 326/son madde ve fıkrası uyarınca kazanılmış haklarının saklı tutulmasına 14.06.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy