(2863 S. K. m. 65) (765 S. K. m. 491)
2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na muhalefet ve hırsızlık suçlarından sanıklar EG., H.S., Z.Ü., M.V. ve R.A'nın yapılan yargılamaları sonunda; TCK' nun 492/1-son, 61, 65, 522, 59, 40, 36, 95/2, 2863 Sayılı Yasanın 75 ve 647 Sayılı Yasanın 4. maddeleri gereğince sanıklar H.S. ve Z.Ü'nün 1.048.759.920'şer Lira, sanık F.G'nün 208.802.880.- Lira ağır para cezasıyla mahkumiyetlerine, sanıklar M.V. ve R.A'nın beraatlarına dair NİĞDE Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 26.10.2001 gün ve 2001/88 Esas, 2001/208 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar H.S., Z.Ü., sanık F.G. vekili ve katılan idare vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığı'nın bozma isteyen 12.03.2003 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Dosyada toplanan delillere, hükmün gerekçesinde açıklanan soruşturma sonuçlarına uygun düşen değerlendirmeye göre tebliğnamedeki 3 nolu bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanık R.A'ya yüklenen suçla ilgili olarak, elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan idare vekilinin suçun sabit olduğuna ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
Sanıklar H.S., Z.Ü. ve sanık E.G. vekili ve katılan idare vekilinin sanık M.V' ye yönelik temyiz itirazlarına gelince:
1 - Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının yıkılmasına, bozulmasına, tahribine, yok olmasına veya her ne suretle olursa olsun zarara uğramalarına kasten neden olunması, 2863 Sayılı Yasanın 65/a maddesi ile cezalandırılmıştır. Suçun konusu, korunması gereken taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarıdır. Suçun oluşumu için genel kast yeterli olup, fail, suç konusunun korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı niteliğinde olduğunu bilmeli ve eylemini sonuçlarını bilerek ve isteyerek işlemelidir. Özel kast aranmamış ve belli bir amaçla suçun işlenmesi koşulu kabul edilmemiştir. Bilerek ve isteyerek taşınmaz kültür varlıklarının zarara uğratılması ile suç oluşacaktır.
Somut olayda sanıkların, Kültür Bakanlığı Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu'nun 15.07.1978 gün ve A-1207 sayılı kararı ile korunması gerekli eski eser olarak tesciline karar verilen eski Rum Kilisesinin, l20x50 cm. ebadındaki ana kapısı üzerinde bulunan blok taş üzerinde, oval bir kartuş içersine kazıma tekniği ile 8 satır halinde yazılmış, 1861 tarihli Grekçe (Roma) Kitabesini, bulunduğu yerden almak için levye, spatula, tornavida, demir testere, çekiç, manivela ile kitabenin etrafındaki harç ve sıvaları kırmaya çalıştıkları, iki yanındaki harç ve sıvaları kısmen alarak tahrip ettikleri ve kolluk kuvvetleri tarafından yakalandıkları, iddia, savunma, olay, yer gösterme ve görgü tespit tutanakları ile mahkemece yapılan keşif sırasında dinlenen bilirkişi beyanı ve tüm dosya kapsamıyla sabit olduğundan, taşınmaz kültür varlığına zarar vermeleri nedeniyle 2863 Sayılı Yasanın 76/a maddesi ile cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hırsızlık suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
2- Kabule göre de;
a) Taşınmaz kültür varlığına zarar verme suçunun hırsızlık suçuna dönüşmeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde ek savunma hakkı verilmek suretiyle hırsızlık suçundan hüküm kurulması ve sanıklar Z.Ü. ve H.S'ye ek savunma hakkı verilmeden TCK' nun 492. maddesinin son fıkrasının ve 95. maddesinin 2. fıkrasının uygulanması,
b) Sanık EG. hakkında ceza tayin edilirken TCK' nun 29. maddesine aykırı olarak 2863 Sayılı Yasanın 75. maddesinin TCK' nun 65. maddesinden önce uygulanması,
Yasaya aykırı,
Hükümden sonra 10 Şubat 2003 gün ve 25020 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 4806 Sayılı Kanunun 1. maddesi ile değişik TCK' nun 30. maddesinin 2. fıkrası gereğince para cezalarında bin Lira küsurunun atılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar H.S., Z.Ü., sanık F.G. vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca kısmen istem gibi BOZULMASINA, CMUK'nun 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 21.04.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy