(2279 S. K. m. 17) (647 S. K. m. 4) (765 S. K. m. 102, 104) (1412 S. K. m. 317, 321, 322)
Dava: 213 Sayılı Vergi Usul Yasasına muhalefet ve tefecilik suçlarından sanık Hasan Y.'ın yapılan yargılaması sonunda, 213 Sayılı Kanuna muhalefet suçundan beraatına, 2279 Sayılı Yasanın 2520 Sayılı Yasa ile değişik 17/1, 72 ve 647 Sayılı Yasanın 4. maddeleri gereğince 790.000.000 lira ağır para cezası ile mahkumiyetine dair Suşehri Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 25.12.2002 gün ve 2000/110 Esas, 2002/98 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi C. Savcısı, sanık ve müdahil vekilleri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının bozma isteyen 16.4.2003 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: I- Sanığın tefecilikten elde ettiği hasılatı başka ortamlarda izlemek suretiyle 213 Sayılı Yasaya muhalefet suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı, mahkemece dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan Cumhuriyet Savcısı ile katılan vekilinin suçun sabit olduğuna ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle bu suçla ilgili hükmün ONANMASINA,
II- 1995 yılı içinde elde ettiği hasılatı başka ortamlarda izlemek suretiyle 213 Sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde: Yüklenen suçun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu TCK. nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 1.4.1996 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve C. Savcısı ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün istem gibi CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle TCK. nun 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
III- C. Savcısı, sanık ve katılan vekillerinin tefecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyizlerine gelince:
A- Tefecilik suçundan doğrudan zarar görmeyen şikayetçi idarenin davaya katılma hakkı ve temyiz yetkisi bulunmadığı cihetle katılan vekilinin bu suça yönelik temyiz isteminin CMUK. nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
B- Sanıktan ödünç para alanların vergi denetmenine verdikleri beyanları ve sanığın süre gelen eylemini 1995 yılından 1999 yılı da dahil olmak üzere gerçekleştiğine ilişkin dosyadaki delilleri irdeleyip değerlendiren ve suçun sübutunu kabul eden, bilirkişi incelemesinin 213 Sayılı Yasaya muhalefet suçuyla ilgili olması ve bu suç hakkında beraat hükmü verilmesini nazara alarak masrafı yargılama giderine dahil etmeyen mahkemenin takdirin ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki 2 ve 3-b nolu bozma düşüncelerine iştirak olunmamıştır. Emanetteki defter ve belgeler hakkında mahkemesince her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine incelenen dosya içeriğine göre sanık vekilinin delil olmadığına ve C. Savcısının yargılama giderinin eksik olduğuna ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: Davaya katılma hakkı bulunmayan idare lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ise de; bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK. nun 322 nci maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kararın hüküm fıkrasından çıkarılması suretiyle hükmün düzeltilerek ONANMASINA, 20.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy