(765 S. K. m. 30, 65, 71, 80, 503, 522)
Dava ve Karar: Dolandırıcılık suçundan sanıklar Yasemin Yağcı, Mustafa Topkaya, Sinan Yalçın, İsmail Hakkı Berkay, Hüseyin Koç, Mustafa Er, Cenk Narin ve Mustafa Devşeli'nin yapılan yargılamaları sonunda, TCK. nun 503/1, 65/3, 80 ve 522. maddeleri gereğince 1'er yıl 6'şar ay 20'şer tarih hapis ve 69.750.549.200'er TL. ağır para cezasıyla mahkumiyetlerine dair İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 1.4.2002 tarih ve 1998/561 Esas, 2002/150 Karar s. hükmün süresi içerisinde Yargıtay'ca tetkiki sanıklar Sinan Yalçın, Cenk Narin ile sair sanıkların vekilleri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının bozma isteyen bila günlü tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Olayda bankaların maddi varlıkları kullanılmayıp, hile ve desiselerle şikayetçilerden sağlanan haksız çıkarın şirket veznesi yerine banka hesabına yatırılması suretiyle bankaların paranın tahsilinde kullanılması sebebiyle tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
1- Haklarında düşme ve beraat hükmü kurulan sanıklar Süleyman Çiçekdağı ve Mustafa Köksal adına kurulan Efes Bilgi ve Teknik Danışmanlık Hizmetleri Limited Şirketi'nde yatırım danışmanı ve uzman ünvanıyla çalışıp kursa tabi tutulmaları sebebiyle yaptıkları iş konusunda eğitimli olan sanıkların, mali durumu iyi olan mağdurları tespit edip kendileri ile görüşerek, çalıştıkları şirketi, gerçekte bulunmayan Formula Grup Limited Şirketi ve iki Sterlin sermayeli olup finansal hizmet ve faaliyette bulunma yetkisi de bulunmayan Formula Limited Şirketi'nin simsarı olarak tanıtıp, şirketlerinin; bu şirketlerin aracılığıyla uluslar arası döviz piyasalarında işlem yaptığına, belirli miktarda depozito yatırmaları halinde yabancı paraların uluslararası döviz piyasalarındaki hareketlerine bağlı olarak para kazanacakları vaadi ile ikna edip, bahsi geçen şirketler adına İzmir'deki çeşitli banka şubelerindeki Türk Lirası, Alman Markı, Amerikan Doları hesaplarına para yatırılması halinde sisteme dahil olacaklarını söyleyip gerekli prosedürü tamamlattıkları, ilk zamanlarda verilmesi gerekli talimatları verip para kazandırdıklarını söyleyip mağdurlarda güven oluşturdukları, ilerleyen zamanlarda şikayetçileri arayıp paralarını kaybettiklerini, zararlarını kurtarabilmek ve işlemlerinin devam edebilmesi için yeni paralar yatırılması gerektiğini belirtip bazı mağdurların bir miktar daha para yatırmalarını sağladıkları, daha sonra da bütün paralarını kaybettiklerini söyleyerek haksız kazanç sağladıklarının anlaşılması karşısında; şirket sahibi olmayıp orada çalışan sanıkların iştiraki olmaksızın yüklenen dolandırıcılık suçunun işlenemeyeceği gözetilmeden, durumu bilen ve şikayetçileri ikna eden sanıkların feri fail kabulü ile TCK. nun 65/son madde ve fıkrasına aykırı olarak aynı maddenin 3. bendi uyarınca cezalarından indirim yapılması,
2- Aynı yer ve zamanda işlenmeyip değişik tarihlerde işlenen dolandırıcılık suçlarında mağdur sayısınca suçun oluşacağı gözetilmeden sanıklar hakkında TCK. nun 71. maddesi yerine 80. maddenin uygulanması suretiyle hapis cezasının eksik tayini ve TCK. nun 503/1. maddesi uyarınca tayin edilen temel ağır para cezasının belirlenmesinde her bir sanığın ayrı ayrı sağladıkları haksız menfaat yerine bütün şikayetçilerden sağlanan haksız çıkar miktarı esas alınarak fazla ağır para cezası tayini,
3- Temel ağır para cezasının, suça konu dövizlerin Türk Lirası karşılığının Merkez Bankası'nca ilan edilen suç tarihlerindeki efektif alış kurları üzerinden belirlenmesi gerekirken bilirkişinin hangi kur esas alınarak tespit ettiğine ait denetleme olanağı bulunmayan raporunun hükme esas alınması,
4- Sanık Mustafa Er'in doğum kaydına uygun olmayan adli sicil kaydının hükme esas alınması,
Yasaya aykırı,
5- Hükümden sonra 10 Şubat 2003 tarih ve 25020 Mükerrer S. Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 4806 S. Yasanın 1. maddesi ile değişik TCK. nun 30. maddesinin 2. fıkrası gereğince para cezalarında bin TL. küsrünun atılmasında zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar Sinan Yalçın ve Cenk Narin ile sair sanıkların vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerden dolayı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı kanunun 326/son madde ve fıkrası uyarınca kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 16.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy