(765 S. K. m. 30, 31, 59, 80, 504, 522 ) (1412 S. K. m. 326) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Dolandırıcılık suçundan sanık Metin Ay'ın yapılan yargılaması sonunda, TCK. nun 504/3, 80, 59 ve 31. maddeleri gereğince 3 yıl 10 ay 20 gün ağır hapis ve 49.587.180.443 lira para cezasıyla mahkumiyetine dair İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 17.09.2002 gün ve 2002/192 Esas, 2002/265 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının düzeltilerek onama isteyen 15.6.2003 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: CMUK. nun 326/son madde ve fıkrasında düzenlenen kazanılmış hak ilkesinin, sonuç cezanın nev'i ve miktarı ile sınırlı olduğu, hükmolunan temel cezanın, fiili ve şahsi artırım-indirim hükümlerini içeren maddelerin uygulanmasından sonra cezanın, bozmadan önceki cezayı geçmesi halinde, sonuç cezanın önceki cezaya indirileceği gözetilmeden, pek fahiş kabul edilen değer nedeniyle TCK. nun 522. maddesinin artırım hükmünün kazanılmış haktan bahisle uygulanmaması sanık aleyhine temyiz olmadığından ve temel ağır para cezasının tayini sırasında yapılan hesap hatasının TCK. nun 59/2. maddesi uygulanırken düzeltilmiş olması nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve taktirine incelenen dosya içeriğine göre sanık vekilinin kazanılmış hakkın ihlal edildiğine ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- Ceza Genel Kurulu'nun 20.4.2004 gün ve 47-101 sayılı kararında açıklandığı üzere maktu vekalet ücretinin müdahil asil yerine, vekili lehine hükmolunması yasaya aykırı,
2- Hükümden sonra 10 Şubat 2003 gün ve 25020 Mükerrer Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 4806 Sayılı Kanunun 1. maddesi ile değişik TCK. nun 30. maddesinin 2. fıkrası gereğince para cezalarında bin lira küsrünun atılmasında zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş ise de; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun CMUK. nun 322 nci maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan TCK. nun 504/3. maddesi ile sanığa hükmolunan temel ağır para cezasının 59.504.616.000 liraya, aynı kanunun 59/2. maddesinin uygulanması suretiyle hükmolunan sonuç ağır para cezasının ise, 49.587.180.000 liraya indirilmesine, hüküm fıkrasının maktu vekalet ücreti tayini ile ilgili bölümündeki müdahil vekiline ibaresinin çıkarılarak, müdahile ibaresinin eklenmesi suretiyle eleştiri dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak düzeltilerek ONANMASINA, 23.09.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy