(765 S. K. m. 508, 510) (5237 S. K. m. 155/1, 155/2)
Serbest muhasebeci olan sanık, emniyeti suistimal suçundan yargılanmıştır. Sanık, şikayetçi tarafından Bağ-Kur'a yatırılmak üzere verilen primleri kişisel menfaatinde kullanmıştır. Serbest muhasebecilerin görevleri arasında sigorta primlerini yatırma gibi bir görev bulunmamaktadır. 508. maddenin tatbiki gerekirken 510. madde uyarınca ceza tayini hatalıdır.
Dava : Emniyeti suistimal suçundan sanık M'nin yapılan yargılaması sonunda; TCK. nun 510 ve 522. maddeleri gereğince 1 yıl 4 ay hapis cezasıyla mahkumiyetine dair GÜLNAR Asliye Ceza Mahkemesi'nden verilen 14.02.2002 gün ve 20011102 Esas, 2002/41 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi üst C. Savcısı ve sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığı'nın bozma isteyen 25.06.2003 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Kararın gerekçesine ve uygulamaya göre, mal edinilen değerin pek fahiş olarak kabul edilmesine rağmen, hüküm fıkrasında "pek hafif' değerde olduğunun yazılması mahkemesince düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve taktirine incelenen dosya içeriğine göre sanık vekilinin eylemin hukuki nitelikte olduğuna, üst C. Savcısının TCK. nun 522. maddesinin uygulamasının hatalı olduğuna yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Serbest muhasebecilerin 3568 Sayılı Kanunun 2. maddesinde belirtilen görevleri arasında sigorta primi yatırmak gibi bir görevleri olmadığı, ayrıca Türkiye Serbest Muhasebeciler Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği'nin Mecburi Meslek Kararlarına ilişkin 26.01.1996 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 1996/1 sayılı genelgesinin 1. maddesinde yer alan "meslek mensupları, müşteri adına üçüncü kişilere ödeme yapmak üzere her ne isim altında olursa olsun mali değerler alamazlar" şeklindeki hükmüne göre; serbest muhasebeci olan sanığın Bağ-Kur'a yatırılmak üzere şikayetçi tarafından kendisine verilen prim bedellerini kişisel menfaatinde kullanıldığının anlaşılmasına göre fiilin TCK'nun 508. maddesinde yer alan suçu oluşturduğunun gözetilmemesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık vekili ile üst C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi CMUK'nun 321'nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy