(2863 S. K. m. 74) (765 S. K. m. 59, 65) (647 S. K. m. 6)
Dava: 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na muhalefet etmek suçundan sanıklar İsmail Karakanlı, Mustafa Yasak, Mustafa Cücük ve Celalettin Göfner'in yapılan yargılamaları sonunda 2863 Sayılı Kanunun 74/2, TCK. nun 65/3, 59/2 ve 647 Sayılı Kanunun 6. maddeleri uyarınca, sanıklar İsmail Karakanlı ve Mustafa Yasak'a 10'ar ay ağır hapis ve 181.753.000'er lira ağır para cezası, sanıklar Mustafa Cücük ve Celalettin Göfner'in 5'er ay ağır hapis ve 90.876.000'er lira ağır para cezasıyla mahkumiyetlerine dair Bolu Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 22.4.2003 gün ve 2002/196 Esas, 2003/74 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının bozma isteyen 8.11.2004 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Sanık Mustafa Cücük bir kısım sanıkları suç mahalline götürüp bıraktıktan sonra kazı işlemine doğrudan katılmadığı dönüşü sağlamak üzere beklediğinin anlaşılması karşısında bu sanığın feri fail olarak kabulünde isabetsizlik görülmediğinden bu hususa ilişen ve 4786 Sayılı Yasa suç tarihinde yürürlükte bulunmadığından, ödenmeyen para cezasına gecikme zammı uygulanması gerektiğine ilişen bozma düşüncelerine iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:
1- Sanıklar İsmail Karakanlı, Mustafa Cücük ve Celalettin Göfner'in nüfus kaydına uygun olmayan sabıkasızlık kaydının hükme esas alınması,
2- Suç tarihi itibariyle TCK. nun 19. maddesi gereğince asgari ağır para cezasının 218.103.000 lira olduğu gözetilmeden, 218.104.000 lira olarak fazla tayini,
3- Sanık Celalettin Göfner'in diğer sanıklarla fikir ve eylem birliği içinde gerek define aramak ve gerek gözcülük yapmak suretiyle TCK'nun 64. maddesinde belirtildiği üzere doğrudan doğruya beraber işlemek suretiyle asli maddi fail olarak katıldığı gözetilmeden, aynı yasanın 65/3 maddesi uygulanarak eksik ceza tayini,
4- Sanıkların tahliyeleri sırasında yatırdıkları nakdi kefaletler hususunda bir karar verilmemesi,
5- Sanıkların nezarette kaldıkları sürelerin TCK. nun 40. maddesi gereğince cezalarından mahsuplarına karar verilmemesi,
Yasaya aykırı,
6- Hükümden sonra, 21.04.2005 tarih ve 5335 sayılı Kanunun 22.maddesi ile 5083 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkında Kanunun 2.maddesine eklenen ve 01.05.2005 tarihinde yürürlüğe giren fıkra uyarınca sanık hakkında ceza tayin edilirken bir Yeni Türk Lirasının (1 YTL) altında kalan tutarların dikkate alınmayacağı hususu düzenlenmiş olup, TCK'nun 2/2 maddesi nazara alındığında, bu düzenlemenin sanık lehine olması nedeniyle ceza tayin edilirken 1 YTL'nin (1.000.000 TL'nin) küsurunun hesaba katılamayacağı zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi CMUK'nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy