(2863 S. K. m. 6, 24, 25, 50, 64, 70, 74) (5083 S. K. m. 2) (5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9)
Dava: 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa muhalefet suçundan sanıklar Bayram Ali Demir ve Adem Kaya'nın yapılan yargılamaları sonunda, sanık Adem'in kazı yapmaktan, sanık Bayram Ali'nin kültür varlığını bildirmemek suçlarından beraatlerine, sanık Bayram Ali'nin kazı yapmak suçundan mahkumiyetine dair Silifke Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.3.2003 gün ve 2002/58 Esas, 2003/78 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık Bayram Ali ile katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının onama isteyen. 8.12.2004 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- İzinsiz kazı yaptıklarının ihbarı üzerine, kazı yapmakta kullandıkları suç aletleri ve kazıda buldukları eserlerle birlikte tüm sanıkların olay mahallinde yakalanmalarına, sanık Bayram Ali'nin jandarmada verdiği ifadesinde, sanık Adem Demir'i de kazıya giderken beraberinde götürdüğünü, kazı mahallinde yakalanan sanıkların jandarma tarafından yakalanacaklarından korktukları için sıra ile çevreyi gözetlediklerini, sanık Adem'in de köy içme suyu çalışmasından dönerken diğer sanıkları gördüğü için yanlarına gittiğini kazıya katılmadığını savunmalarına göre; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenebilmesi bakımından, 15.2.2002 günlü olay yeri tespit tutanağını düzenleyen görevliler dinlenerek, sanık Adem'in ne şekilde yakalandığı, bizzat kazı faaliyetine katılıp katılmadığı, çevreyi gözetleyerek suça iştirak edip etmediği sorulup, gerektiğinde suç tarihinde sanığın köyünde içme suyu inşaat çalışması yapılıp yapılmadığı ve sanığın anılan çalışmalara katılıp katılmadığı da araştırılıp ayrıca kazı yapılan yerin 2863 sayılı yasanın 6. ve 50. maddelerinde sayılan korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı olarak belirlenen yerler ile tespit ve tescil edilen sit alanı ve mezarlıklardan olup olmadığı yöntemince saptanarak bu yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde 74. maddenin 1. cümlesi uyarınca aksi halde anılan maddenin 2. cümlesi gereğince hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden sanık Adem'in kazıya katılmadığından bahisle beraatine karar verilmesi,
2- 2863 Sayılı Kanunun 25 inci maddesi; 4 üncü madde uyarınca Bakanlığa bildirilen ve 23 üncü maddede belirlenen taşınır kültür ve tabiat varlıklarının tasnif ve tescile tabi tutulacağını öngörmüştür. Tasnif, incelenen taşınır kültür ve tabiat varlığının korunması gerekli olup olmadığının belirlenmesidir. Bu tasnif sonucunda korunması gerekli görülenlerin belge ve envanter listeleri düzenlenmek suretiyle tescili yapılır, bunların birer nüshası müze dosyalarında muhafaza edilir. Devlet müzelerinde bulunması gerekli görülenler usulüne uygun biçimde ve 64 üncü maddede yazılı koşullar uyarınca müzelere alınırlar. Müzelere alınmasına gerek bulunmayanlar ise yukarıda açıklanan belgelerle sahiplerine iade olunur.
Bu itibarla bir taşınır kültür varlığının hem tescil dışı olması ve hem de müzede korunması gerekli değer taşıması mümkün değildir. Zira tescil dışı bırakılan varlıklar korunması gerekmeyen ve bu nedenle 2863 Sayılı Kanunun kapsamı dışında kalan kültür varlıklarıdır.
Somut olayda; 10.3.2003 günlü arkeolog bilirkişi raporunda birinci grup 1, 2, 3. sırada, 2 grup 1 ve 2. sırada yer alan eserlerin 2863 sayılı yasa kapsamında olmakla birlikte niteliklerini büyük oranda kaybettiklerinden tasnif ve tescile tabi olmadıkları belirtilmiştir. Bu belirlemenin kendi içinde çelişkili olduğu gözetilerek, öncelikle suça konu tüm taşınır kültür varlıkları üzerinde üniversitelerin arkeoloji ve sanat tarihi kürsülerine mensup öğretim üyelerinden oluşturulacak bilirkişi kuruluna yeniden inceme yaptırılarak, yukarıdaki açıklamalar ışığında korunması gerekli taşınır kültür varlığı olup olmadıklarının kesin olarak belirlenip, sanık Bayram Ali'nin evinde yapılan aramada ele geçirilen ve 15.2.2002 tarihli tutanakta bahsi geçen 11 adet sikke ile 1 adet madalyonun anılan yasa kapsamında olup olmadığının saptanması, olduğunun belirlenmesi halinde sanığın eylemine uyan 2863 sayılı Yasanın 24. maddesi delaletiyle 70. maddesi uyarınca mahkumiyeti yerine bilirkişinin kendi içinde çelişkili ve yetersiz raporuna dayanarak sanık Bayram Ali'nin beraatine karar verilmesi,
3- Kazıda bulunanlar ile sanık Bayram Ali'nin evinde yapılan aramada ele geçirilen suça konu kültür varlıkları hakkında müzeye teslimi veya sanıklara iadesi hususunda herhangi bir hüküm kurulmaması, yasaya aykırı;
4- Hükümden sonra, 01.05.2005 tarihinde yürürlüğe giren, 5335 Sayılı Yasanın 22. maddesi ile 5083 Sayılı Yasanın 2. maddesine eklenen son fıkra uyarınca, bir Yeni Türk Lirasının altında kalan tutarların atılmasında ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca; anılan Kanunlar değerlendirilerek sonucuna göre sanık Levent'in hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık Bayram Ali Demir ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.07.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy