(765 S. K. m. 522, 523) (5083 S. K. m. 2) (5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9) (5395 S. K. Geç. m. 1)
Hırsızlık suçundan sanıklar H., S. ve Ha.'ın yapılan yargılamaları sonunda: sanıklar S. ile Ha.'ın beraatlarına; sanık H.'ın ise mahkumiyetine dair A. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 28.12.2001 gün ve 2001/366 Esas, 2001/523 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi o yer C. Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının bozma isteyen 26.01.2004 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçların uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre o yer C. Savcısının TCK.nun 522 ve 523. maddesi ile ilgili soruşturma içeriğine yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-) Şikayetçiye ait telefonun ayrıntılı faturasında yer alan ve sıklıkça arandığı anlaşılan numaraların, kime/kimlere ait olduğu araştırılarak, tespit edilen kişi / kişilere, olay tarihleri itibariyle kendilerini kim yada kimlerin aradığı sorulup tespit edilerek, sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-) Sanık H.'ın, diğer sanığın beyanları da esas alınarak mahkumiyetine hükmolunması karşısında, aralarında menfaat çatışması bulunan yaşı küçük sanıklara ayrı ayrı müdafii tayini gerektiği gözetilmeyerek savunma haklarının kısıtlanması,
3-) Kovuşturma sırasında evrakı tefrik edilen G. ile ilgili soruşturmanın sonucu araştırılarak, dava açıldığının anlaşılması halinde dosyasının getirtilip incelenmesi, birleştirilmesinin mümkün olmaması durumunda bu davayı ilgilendiren delillerin dosyaya intikali sağlanarak, delillerin birlikte takdir ve değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi yasaya aykırı,
4-) Hükümden sonra, 01.05.2005 tarihinde yürürlüğe giren, 5335 Sayılı Yasanın 22. maddesi ile 5083 Sayılı Yasanın 2. maddesine eklenen son fıkra uyarınca, bir Yeni Türk Lirasının altında kalan tutarların atılmasında ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca; anılan Kanunlar değerlendirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini ile 5395 Sayılı Yasanın geçici 1. maddesinin gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy