(765 S. K. m. 494/1) (5237 S. K. m. 144, 147)
Dava: Hırsızlık suçundan sanıklar R., Y. ve K.nin yapılan yargılamaları sonunda: K. hakkındaki davanın tefrikine, sanık R. hakkında 2253 sayılı Yasa hükümleri gereğince ceza tertibine yer olmadığına, anne-babasına teslimine ve sanık Y. hakkındaki davanın şikayetten vazgeçme nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 99. maddesi uyarınca düşürülmesine dair A. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 29.09.2003 gün ve 2002/21 Esas, 2003/1099 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi o yer C. Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının bozma isteyen 26.01.2004 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle, incelenerek gereği görüşüldü: Yerel C. Savcısının temyiz isteğinin haklarında kamu davasının düşürülmesine karar verilen sanıklar R. ve Y.ye yönelik olup, kamu davası tefrik edilen sanık K.yi kapsamadığı gözetilerek bu sanıklara hasren yapılan incelemede;
1- Suç tarihi itibariyle 765 sayılı TCK.'nun 494/1. maddesinde yer alan kullanma hırsızlığı suçunun oluşabilmesi için, geçici olarak yararlanma amacıyla alınan özel ulaşım aracının kısa bir süre kullanıldıktan sonra sahibine geri verilmesi veya kolaylıkla bulabileceği bir yere bırakılması, henüz bırakılmamış ise geri verilmek üzere alındığının açıkça anlaşılmış olması ve iade amacının araç alınırken mevcut olması gerektiği, somut olayda ise; mağdur 31.8.2001 tarihli Jandarmada ve talimat yoluyla alınan 14.2.2002 günlü ifadelerinde kamyonetinin cam ve kapılarını kilitlemek suretiyle 31.8.2001 günü park ettiği yerden alınıp götürüldüğünü beyan etmesi, öte yandan söz konusu aracın aynı gün, saat aynı gün saat 21.30 sıralarında A. ili M. mahallesinde H.nin otomobili ile çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası sonucu kamyonette bulunan sanıkların bir bahaneyle aracı orada bırakıp kaza mahallinden uzaklaştıkları, sonradan bir araya geldiklerinde sanık R.nin anlatımlarını dinleyen diğer sanıkların 1.9.2001 tarihli tutanak içeriğine göre karakola başvurarak durumu bildirdikleri ve aracın bu şekilde mağdura teslim edildiğinin dosya kapsamından anlaşılması karşısında, iadenin rızaen olmadığı gibi aracın bulunduğu yerden alınırken iade amacını gösteren dış aleme yansıyan bir belirti de bulunmadığı, hırsızlığın kamyonetin mülkiyetine yönelik olduğunun kabulü gerektiği gözetilmeden diğer taraftan kamyonetin ücret karşılığı yük ve yolcu taşımacılığına tahsis edilmiş olmayan özel bir ulaşım aracı olup olmadığı ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 Sayılı TCK.nun 493. maddesi kapsamında fiilin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği ve sanık Y.nin cezai sorumluluğunun boyutu da karar yerinde tartışılmadan, suç tarihi 30.3.1987 olarak yazılan 20.12.2001 tarihli farik-mümeyyizlik raporuna da dayanılıp, suç vasfında yanılgıya düşülerek eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm tesisi; yasaya aykırı,
2- Hükümden sonra yürürlüğe giren 5235 sayılı Kanunun 10. ve 11. maddeleri ile 5395 sayılı kanunun geçici 1. maddesinin gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, o yer C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy