(6762 S. K. m. 319) (CGK. 17.12.1990 T. 1990/9-312 E. 1990/340 K.)
Dava: 213 Sayılı Vergi Usul Kanununa muhalefet suçundan sanıklar Abdullah Bülent Barlak, Mürsel Fenercioğlu, Halit Halil Demirkaya, Namık Kemal Tin, Servet Çilli, Atilla Kalkay, Ali Korkmaz, Gürcan Çer, Mehmet Akyüz, Fatma Sema Küçüksöz, Osman Uzun un yapılan yargılamaları sonunda, beraatlerine dair İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 5.12.2003 gün ve 2001/366 Esas, 2002/447 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının onama isteyen 1.3.2004 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle gereği görüşüldü:
Karar: Sanıkların yetkilisi oldukları Trısad Dış Tic. ve Pazarlama A.Ş. hakkındaki davanın sahte ihracat faturası düzenlemek suretiyle haksız katma değer vergisi iadesi almaktan ibaret olup, KDV nin eksik beyan edilmesine dayanmadığı, anılan sanık şirket hakkında düzenlenen Vergi inceleme Raporu ile ihracat faturalarına konu malın üreticisi konumundaki Gidsaş Gediz İplik ve Dokuma Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş. hakkındaki Vergi Tekniği Raporunda Gidsaş'ın mal alış tutarlarının % 98 inin sahte olduğu, 1997 yılında ürettiği gösterilen 22304229 metre-tül % 100 sentetik ham bezin 13823725 metre-tül ünün hayali olduğu, gerçekte üretilmediği,bez ayağı diye tabir edilen ve dışardan çok düşük bedelle faturasız ve KDV ödemeksizin satın alınan kalitesiz sentetik ham bezlerin yüksek maliyetle kayıtlara intikal ettirilerek aracılı ihracat nedeniyle yurtiçi teslim faturası düzenlenmek suretiyle aracı ihracatçı firma eliyle Devletten haksız katma değer vergisi iadesi alındığı,sanık firmanın ihracat beyannamelerine konu %100 ham bezlerin tamamının İsviçre de yerleşik KUTEL S.A. alıcı adresli olduğu ve bu ülkeye gönderilerek Cenevre Gümrüksüz Limanlar ve Antrepoları depolarına konulduğu, ancak Türkiye den çıkış sırasında ihracat faturaları ve gümrük beyannamelerinde beyan edilen değerler ile Cenevre antrepolarına giriş değerlerinin bariz farklılıklar gösterdiği,söz konusu eşyanın ihraç değerinin her bir beyanname itibariyle yaklaşık 20 ila 40 kat civarında yüksek gösterildiği,bununda yerleşik uygulamanın aksine gümrük İdaresi tarafından İhracatçı birliklerine firma yetkilileri eliyle gönderilen değeri düşük gerçek numunelerin firma yetkililerince değiştirilerek yerlerine kaliteli kumaş örnekleri konulmak suretiyle birlikten ihraç fiyatının uygun olduğuna ilişkin uygun görüş alınarak gerçekleştirildiği, bu yöntemle gönderilip Cenevre antrepolarında bekleyen kalitesiz kumaşların herhangi bir alım satım konusu yapılmadığı, bu ihracat nedeniyle bedellerinin yurda getirilmediği, indirme yöntemi kullanılmak suretiyle yurda getirilmiş gibi işlem yapıldığı, döviz alım bordrolarının da büyük bölümünün fiktif (hayali) olduğu, yurda getirilmiş görülen dövizlerinde ihracatla ilgisi bulunmayıp kara paranın aklanmasına yönelik olduğunun belirtilmesi karşısında; Vergi İnceleme Raporlarındaki diğer tespitler ve deliller de dikkate alınarak dosyanın bilirkişi kuruluna tevdii ile yeniden rapor alınması ve TTK nun 319. maddesi uyarınca Anonim Şirket'te yönetim kurulunca veya şirket mukavelesi ile şirketi temsile üyelerden biri veya birkaçının yetkili kılınıp kılınmadığı ve bu hususta alınmış bir karar yoksa ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel kurulunun 17.12.1990 gün ve 312/340 sayılı kararında açıklandığı üzere tüzel kişinin birden fazla temsilcisinin olması halinde cezai sorumluluğun, cezanın şahsiliği ilkesine bağlı olarak suçun şekli sorumlusuna değil, ayrıntısını bilen ve oluşumunda rolü olan kanuni temsilciye ait olacağı da gözetilerek gerekli araştırma yapılıp, deliller toplanarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve taktiri yerine bilirkişinin isabetsiz raporuna dayanarak yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı,katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy