(2863 S. K. m. 25, 64) (5083 S. K. m. 2) (5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9)
Dava: 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa muhalefet suçundan sanık Ömer İrgin'in yapılan yargılaması sonunda, mahkumiyetine dair Akhisar Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 13.09.2002 gün ve 2001/841 Esas, 2002/564 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi katılan hazine vekili ile sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının düzeltilerek onama isteyen 05.03.2004 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1 - 2863 Sayılı Yasanın 25. maddesi; 4. madde uyarınca Bakanlığa bildirilen ve 23. maddede belirlenen taşınır kültür ve tabiat varlıklarının tasnif ve tescile tabi tutulacağını öngörmüştür. Tasnif, incelenen taşınır ve kültür tabiat varlığının korunması gerekli olup olmadığının belirlenmesidir. Bu tasnif sonucunda korunması gerekli görülenlerin belge ve envanter listeleri düzenlemek suretiyle tescili yapılır ve bunların birer nüshası müze dosyalarında muhafaza edilir. Devlet müzesinde bulunması gerekli görülenler usulüne uygun biçimde ve 64. maddede yazılı koşullar uyarınca müzelere alınırlar. Müzelere alınmasına gerek bulunmayanlar ise yukarıda açıklanan belgelerle sahiplerine iade olunurlar. Bu itibarla bir taşınır kültür varlığının hem tescil dışı olması ve hem de müzede korunması gerekli değer taşıması mümkün değildir. Zira tescil dışı bırakılan varlıklar korunması gerekmeyen ve bu nedenle 2863 Sayılı Yasa kapsamı dışında kalan kültür varlıklarıdır. Sanıkta ele geçirilen ve hükme esas alınan 06.07.2002 günlü bilirkişi raporunda suça konu eserlerin tasnif ve tescil dışı, müzelerde korunması gerekli, etütlük değerde olduğu belirtilmiştir. Bu belirtmenin kendi içinde çelişkili olduğu gözetilerek öncelikle suça konu taşınır kültür varlıkları üzerinde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak yukarıdaki açıklamalar ışığında her bir kültür varlığının korunması gerekli taşınır kültür varlığı olup olmadıklarının kesin olarak saptanması tescil dışı, başka bir deyimle 2863 Sayılı Yasa kapsamına girmediklerinin anlaşılması halinde sanığın beraatine, aksi halde mahkumiyeti ile eserlerin yönetmelik gereğince işlem yapılmak üzere müzeye tevdiine karar verilmesi gerekirken, anılan çelişkili rapora dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Hükümden sonra, 01.05.2005 tarihinde yürürlüğe giren, 5335 Sayılı Yasanın 22. maddesi ile 5083 Sayılı Yasanın 2. maddesine eklenen son fıkra uyarınca, bir Yeni Türk Lirasının altında kalan tutarların atılmasında ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca; anılan Kanunlar değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ile sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.03.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy