(5320 S. K. m. 8) (2863 S. K. m. 23)
Dava: 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa muhalefet suçundan sanık Süleyman Budakçı'nın yapılan yargılaması sonunda, mahkumiyetine dair Akhisar Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 17.09.2002 gün ve 2001/251 Esas, 2002/570 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi katılan hazine vekili ile sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının red ve düzeltilerek onama isteyen 05.03.2004 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle, incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Sanığın, yokluğunda verilen ve usulüne uygun olarak 25.05.2002 tarihinde tebliğ edilen hükmü, 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 310. maddesinde öngörülen süreden sonra 04.10.2002 günlü dilekçe ile temyiz ettiği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin aynı kanunun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II- Katılan vekilinin temyizine gelince;
1- Dükkanında, çevreden temin ederek satın aldığı antika eserleri pazarladığı anlaşılan sanığın, hazırlık soruşturması sırasında evrakı tefrik edilen diğer sanıklardan satın aldığı ve aynı gün aldığı kişilere iade ettiği anlaşılan suça konu su kuyusu ağzı bilezikleri ile pekmez ezme taşının her birinin halihazır durumları itibariyle 2863 S. K.nun 23. madde kapsamında taşınır kültür ve tabiat varlıkları olup olmadıkları ve kapsamda olmaları halinde hangi özelliklerinden dolayı ve sıfat verildiğinin üzerlerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle tespit ettirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, bilirkişinin suça konu eserlerin 2863 Sayılı Yasa kapsamına girip girmediklerini dosya üzerinden saptamak mümkün değildir. Bu tür bir kanaat, ancak eserler üzerinde yapılacak inceleme ile mümkündür şeklindeki görüşüne rağmen, eserler üzerinde inceleme yaptırılıp, 2863 Sayılı Yasa kapsamında olup olmadıkları kuşkuya yer verilmeyecek şekilde tespit edilmeden ve kabule göre de; tasnif ve tescil dışı olan eserlerin alınıp satılması eyleminin suç oluşturmayacağı da gözetilmeden eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Suça konu eserlerin 2863 Sayılı Yasa kapsamında olduklarının tespit edilmesi halinde, yönetmelik hükümleri gereğince işlem yapılmak üzere müzeye teslimine, aksi taktirde ise iadesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde delil olarak saklanmasına karar verilmesi yasaya aykırı,
3- Hükümden sonra, 01.05.2005 tarihinde yürürlüğe giren, 5335 Sayılı Yasanın 22. maddesi ile 5083 Sayılı Yasanın 2. maddesine eklenen son fıkra uyarınca, bir Yeni Türk Lirasının altında kalan tutarların atılmasında ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca; anılan Kanunlar değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ile sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.03.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy