(765 S. K. m. 102, 504) (5237 S. K. m. 7, 158) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Dolandırıcılık suçundan sanık Selman Tuncay'ın yapılan yargılaması sonunda: Beraatına dair İstanbul 9. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 04.10.2002 gün ve 2000/162 Esas, 2002/774 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi katılanlar vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının bozma isteyen 25.03.2004 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle, katılanlar vekilinin yetkisi bulunmadığından duruşmalı inceleme isteminin 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilip incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Sanığın, müteveffa ağabeyi Süleyman Ünal Tuncay'ın ölümü ile geçersiz hale gelen 10.09.1999 tarihli yetki belgesine dayanarak bu kişiye ait kredi kurumu niteliğindeki Ak Menkul Değerler Yatırım Anonim Şirketi'ndeki yatırım ve kredi hesapları ile Akbank Ayazağa şubesindeki hesabından kendi lehine menfaat sağlayacak şekilde işlemler yapmak suretiyle banka ve kredi kurumunu aracı kıldığının iddia edilmesi karşısında eylemin 765 Sayılı TCK. nun 504/3 (5237 Sayılı TCK. nun 158/1-f) madde ve fıkrasına uygun suçu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri değerlendirmek görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilip görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yarılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ise de;
5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; yüklenen dolandırıcılık suçunun tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanığın lehine olan 765 Sayılı TCK. nun 102/4. maddesinde öngörülen beş yıllık asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 12.12.2000 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 Sayılı TCK. nun 102/4. maddesi uyarınca ortadan kaldırılmasına, 06.02.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy