(213 S. K. m. 359)
Dava : Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 08.12.2003 gün ve 2002/163 Esas, 2003/331 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığı'nın bozma isteyen 29.03.2004 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Belgeleri Maliye Bakanlığı ile anlaşması olmadığı halde basmak fiilinin suç tarihi 1998 yılı itibariyle 213 Sayılı Yasanın 358/3. madde ve bendi aracılığıyla 360. maddesinde ceza yaptırımına bağlandığı, 01.01.1999 tarihinden itibaren kaçakçılık ve kaçakçılığa teşebbüs ayrımı kaldırılıp bu eylemlerin de kaçakçılık suçu olarak kabul edilip kesintisiz olarak suç sayılmaya devam ettiği ve 4369 Sayılı Yasayla değişik 359/b-2. maddesi kapsamına alındığı gözetilerek, sanığın firmasının tüm işlemlerini 1995 yılında verdiği vekaletnameyle M. tarafından yürütüldüğünü, dava konusu birer cilt fatura ve sevk irsaliyesinin basılması hususunda bilgisinin olmadığını savunması ve adı geçen M'nin bu savunmayı teyid etmesi, keza, suça konu birer cilt fatura ve sevk irsaliyesinin sanığın firmasına ait anlaşmalı matbaa defterinde Bakırköy Vergi Dairesi mükellefi C'ye 08.12.1998 tarih ve 3624 sayılı basım izin belgesine istinaden 10251-10300 seri numaralı 1 cilt fatura ile 5751-5800 seri nolu 1 cilt sevk irsaliyesi basılıp 11.12.1998 tarihinde teslim edildiği, C' nin dosyasının tetkikinde ise 28.07.1998 tarih ve 451 sayılı basım izin belgesi ile bir cilt fatura ve bir cilt sevk irsaliyesi için izin verildiği ancak dosyasında matbaa bilgi formlarına rastlanmadığı görülmektedir.
Aynı mükellefin vergi dairesi dosyasının tetkikinde de 19.10.1998 tarihinde vergi dairesine müracaat ederek 31.07.1998 tarih ve 10252 seri nolu fatura ile ihracat yaptığını belirterek katma değer vergisi iadesi talebinde bulunduğu, buna karşılık mükellef sanığın Maliye Bakanlığı ile belge basımı konusunda yapılan anlaşmasının 30.11.1998 - 29.11.1999 tarihlerini kapsadığı, bu durumda bir cilt fatura ve bir cilt sevk irsaliyesinin anlaşma tarihinden birkaç ay önce basıldığının, anlaşılması karşısında; sanık tarafından matbaa firmasına ait işlerin M. tarafından yürütülmesi hususunda verilmiş vekaletname olup olmadığının ayrıca 1998 yılı öncesinde İstanbul Defterdarlığı ile belge basımı konusunda anlaşma yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın kasıt durumu da değerlendirilerek hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturmayla eylemin suç olmaktan çıkarıldığından bahisle yazılı şekilde karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi CMUK'nun 321 'inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy