(213 S. K. m. 359/a-2) (3.6.1936 Gün ve 129/11 Sayılı İBK)
Dava: 213 Sayılı Vergi Usul Kanununa muhalefet suçundan sanık Etem Şanlı hakkında anılan kanunun 359/a-2. maddesi uyarınca açılan kamu davasının, 4811 Sayılı Kanunun 14/1. maddesi uyarınca ortadan kaldırılmasına dair AKSARAY 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.3.2003 gün ve E.2002/315- K.2003/88. sayılı kararın, 4811 Sayılı Vergi Barışı Kanununun 14. maddesinin 3. bendinde "İşlenen Kaçakçılık suçlarından dolayı vergi ziyaına sebebiyet verildiği ( 1 ) numaralı fıkra hükümden yararlanabilmesi için alınan vergi ve kesilen cezaları ile gecikme faizi ve zamlarının bu kanunun yürürlüğünden önce yada bu kanun hükümlerinden yararlanılmak suretiyle öngörülen süre ve tutarda tamamen ödenmiş olması ve bunlara karşı idari yargı yerinde dava açılmaması veya açılan davalardan vazgeçilmesi şarttır" Hükmü karşısında, Aksaray Defterdarlığı Vergi Dairesi Müdürlüğünün 11.7.2003 gün ve 8995 Sayılı yazısından anlaşılacağı üzere, sanığa ait şirketin borçlarının tamamını henüz ödemediği gibi Konya Vergi Mahkemesine, sanığa ait şirket tarafından açılan davadan vazgeçilmediği gözetilmeden, davanın ortadan kaldırılmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle CMUK.nun 343. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 16.12.2003 gün ve 55898 sayılı yazılı emirlerine atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 15.1.2003 gün ve YE.2003206894 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:
Karar: Aksaray Defterdarlığı Vergi Dairesi Müdürlüğünün 11.7.2003 gün ve 8995 Sayılı yazısından; Konya Vergi Mahkemesine açtığı davadan vazgeçmediği anlaşılan sanık hakkında açılan kamu davasının, 4811 Sayılı Yasanın 1. maddesi uyarınca ortadan kaldırılmasına karar verilmesi yasaya aykırı ise de;
Kamu davasının ortadan kaldırılmasına dair verilen karar temyiz edilmeksizin kesinleştiğinden, sanık yararına kazanılmış hak oluşmuştur.
Bir mahkeme kararının olağan veya olağanüstü yasa yollarından biri ile bozulması halinde hüküm tamamen ortadan kalkmaktadır.3.6.1936 gün ve 129/11 Sayılı İçtihadı Birleştirme kararında açıklandığı üzere, davanın esasını halleden bir hükmün CMUY.nın 343. maddesi uyarınca bozulması halinde, mahkemece yargılamanın tekrarlanmasına karar verilemez. Olağanüstü yasa yolu olan kanun yararına bozma, sanık aleyhine sonuç doğurmaması halinde mümkündür. Bozulan ve uyuşmazlığın esasını çözen hüküm yerine Yargıtayca bir karar verilmesinin mümkün olduğu hallerde bu yola başvurulmalıdır. Yargıtayca kazanılmış hak nedeniyle uyuşmazlığın esasına ilişkin bir karar verilemiyorsa bozmayla hüküm ortadan kalkacağı ve mahkemece de yeniden yargılama yapılamayacağı için yazılı emer yoluna başvurulamaz.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, yasal koşullara uygun bulunmayan yazılı emre atfen düzenlenen ihbarnamedeki kanun yararına bozma isteminin CMUK.nun 343 maddesi uyarınca REDDİNE dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına iadesine, 25.2.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy