(2863 S. K. m. 65)
Dava: 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa muhalefet suçundan sanık Hasan Kalaycı'nın yapılan yargılaması sonunda, beraatine dair Bafra Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 05.11.2002 gün ve 2001/218 Esas, 2002/174 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının bozma isteyen 02.04.2004 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Kuruma Kurulu'nun 1.10.1997 gün ve 2959 sayılı kararı ile Samsun İli, Bafra İlçesi, Asarköyü'nde bulunan 3 adet kaya mezarı ile Asarkale'nin tesciline, sit alanı ilanına kadar kaya mezarları ve kalenin yakın çevresinde herhangi bir uygulama yapılmamasına, 25.3.1998 tarih ve 3105 sayılı kararı ile mevcut taş ocağının işletme süresinin dolmasından sonra kapatılmasına karar verildiği, 9.7.1998 tarih ve 3201 sayılı kararıyla 3 adet kaya mezarı ve Helenistik dönemden Bizans dönemine kadar gelişim gösteren kale kalıntılarının bulunması ve çevrenin yapısı nedeniyle 1. derece arkeolojik ve doğal sit alanı, çevresinde belirlenen alanın ise 2. derece doğal sit alanı olarak ilan edildiği, ayrıca bu kararda bu alanlar üzerinde hiçbir şekilde taş ocağı açılmaması ve mevcut ocakların kapatılması gerektiğinin belirtildiği, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 5.11.1999 gün, 658 ve 659 sayılı ilke kararlarında 1. ve 2. derece arkeolojik ve doğal sit alanlarında taş alınması ve taş ocağı açılmasının yasaklandığının anlaşılması, Samsun ili Bafra ilçesinde yapılan yüzey çalışmaları ile ilgili 29.7.2001 tarihli raporda ...Kalenin batısında bulunan kaya mezarını taşıyan kayanın arkasında bulunan taş ocağı halen çalışır durumdadır, Asarkale'deki çalışma süremiz boyunca taş ocağında yaklaşık her gün dinamit kullanıldığı tespit edilmiştir. Taş ocağında patlatılan dinamitler hem kaya mezarının hem de kale duvarının tahribine neden olmaktadır... şeklindeki saptama karşısında, jeoloji mühendisi bilirkişi Hicabi Kılıç raporunda, dava konusu taş ocağının patlatma yapılmak suretiyle yeniden işletilmesi halinde mevcut kaya mezarlarının patlamanın etkisiyle hasar göreceği, arkeolog bilirkişi Şükran Atalar'ın taş ocağında dinamit ile yapılacak işlemlerde kaya mezarları ve kale kalıntılarının doğal ve fiziki olarak etkilenmesinin kaçınılmaz olduğu şeklindeki raporları ile 29.7.2001 tarihli bakanlık temsilcisi Lale Çukurkavaklı'nın raporu arasında çelişki bulunduğundan raporu düzenleyen adı geçen bakanlık temsilcisi ile araştırma ekibi görevlilerinin duruşmada tanık sıfatıyla dinlenmeleri, gerektiğinden onlar da hazır bulundurularak mahallinde yeniden keşif yapılması, suç tarihinde taş ocağında dinamit kullanıldığının belirlenmesi halinde bu fiziki müdahalenin davaya konu kaya mezarları ile Asarkale'nin bozulmasına, yıkılmasına, tahribine ve her ne suretle olursa olsun zarara uğramasına sebebiyet verip vermediği, ayrıca birinci derecede arkeolojik ve doğal sit alanında kaldığından yapılan eylemin doğal dokunun bozulmasına yol açıp açmadığı araştırılıp, zararın varlığı ve doğal dokunun bozulmasına sebebiyet verildiğinin belirlenmesi halinde 2863 Sayılı Kanunun 65. maddenin (a), aksi halde (b) bendi uyarınca ceza uygulaması gerekirken, eksik soruşturmaya dayanılarak mahkumiyete yeterli delil elde edilemediğinden bahisle beraat kararı verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün istem gibi BOZULMASINA, 18.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy