(213 S. K. m. 13) (6762 S. K. m. 68)
Dava: 213 Sayılı Vergi Usul Yasası'na muhalefet suçundan sanık Cemal Albayındır'ın yapılan yargılaması sonunda, beraatine dair Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 18.12.2003 gün ve 2003/241 Esas, 2003/386 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının onama isteyen 12.04.2004 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 213 Sayılı Kanunun 13. maddesinde mücbir sebepler düzenlenmiş; bunlar dört bent altında sıralanmıştır. Dördüncü bentte Sahibinin iradesi dışındaki sebepler dolayısıyla defter ve vesikaların elinden çıkmış bulunması mücbir sebep olarak kabul edilmiştir.
Defter ve vesikaların çalındığına, kaybolduğuna veya her ne şekilde olursa olsun elden çıktığına dair basın yoluyla ilan yaptırılması ve keyfiyetin vergi dairesine bildirilmesi, tek başına mücbir sebebin kabulü için yeterli değildir.
Defter ve vesikaların mücbir sebeplerden dolayı kaybolduğunun tespiti için yapılan talep üzerine 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 68/son maddesine dayanılarak mahkemeden alınan kararların, nizasız ve hasımsız kaza usulüne tabi olması nedeniyle her zaman aksi ispatlanabilir.
Ceza yargılamasında hiçbir duraksamaya yer vermeden gerçeği ortaya çıkarmak görev ve yetkisi bulunan ceza hakimi, ileri sürülen mücbir sebebin dayandığı olayların vukuu ile defter ve belgelerin elden çıkmasını doğuracak nitelik ve yoğunlukta olup olmadığını, bunların mükellefin faaliyet alanı itibarı ile mutat ortam yer ve mekanda muhafaza edilme olgusu, olayın meydana gelme olasılığı, doğal ve kaçınılması mümkün olmayan nedenlere dayanıp dayanmadığı, öngörülebilme ve neden-sonuç ilişkisi, vergi denetiminden kaçma amacına yönelik tertip niteliği vesair ile olayın arzettiği özelliği duruşmadan ve tahkikattan edineceği kanaate göre irdeleyip değerlendirmeli ve delilleri serbestçe takdir etmeli, irade dışında meydana geldiği ve defter ve vesikaların tamamen veya kısmen kaybı veya yok olması sonucunu doğurduğu vicdani kanaatine ulaşması halinde mücbir sebep olarak kabul etmelidir.
Somut olayda sanık, 1997 ve 1998 yılı defter ve belgelerinden iki cilt faturanın işyerinden çalındığını belirterek buna ilişkin Fidanlık Polis Karakolu tarafından düzenlenmiş görgü ve tespit tutanağı ile durumun ilan edildiği mahalli gazete örneğini ibraz etmiştir.
Sanığın düzenlediği 21.08.1997 tarih 17 nolu faturanın 27.02.1998 tarihli yazı ile karşıt incelenmesinin istenilmesinden sonra 31.03.1998 tarihinde hırsızlık olayının meydana geldiğinin beyan edilmesi ve vergi denetmeni tarafından düzenlenen 30.07.2002 tarihli tutanaktaki mükellef muhasebecisi ve aynı zamanda vekili olan Halil Sağır'ın beyanları karşısında, adı geçen muhasebecinin tanık sıfatıyla beyanına alındıktan sonra, Fidanlık Karakolunun görgü tespit tutanağı dışında savunmayı doğrulayan başkaca maddi delil bulunup bulunmadığı da araştırılarak, bulunmadığının belirlenmesi halinde, görgü tespit tutanağı içeriği itibariyle delil niteliğini haiz olmadığından, soyut çalındı iddiasının mücbir sebep olarak kabul edilemeyeceği gözetilmeden, eksik soruşturmayla yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı CMUK. nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy