(5083 S. K. m. 2) (5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9)
Dava: 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa muhalefet suçundan sanıklar Mustafa Karamustafaoğlu, Celal Baş, Ercan Elbinsoy, Mehmet Çulha, Murat Albayrak ve Mehmet Eskin'in yapılan yargılamaları sonunda, sanık Mustafa Karamustafaoğlu'nun mahkumiyetine diğer sanıkların beraatlerine dair İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 07.11.2002 gün ve 2001/173 Esas, 2002/374 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının bozma isteyen 29.04.2004 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle, incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- 18.06.1999 tarihli suç tespit tutanağında, yapılan kazının, hakkında mahkumiyet hükmü kurulan cami imamı sanık Mustafa'nın gözetiminde müteahhit firma yetkilisi ve aynı zamanda dernek başkanı olduğu anlaşılan sanık Celal Baş tarafından yaptırıldığının belirtilmesine, Vakıflar Bölge Müdürlüğünce de anılan çalışmalarla ilgili yazışmanın beraat eden sanıkların başkan ve üyeleri oldukları Dermek ile yapılmasına, sanık Mustafa Karamustafaoğlu'nun savcılıkta verdiği ifadesinde ve yazılı savunmasında, kalorifer dairesi yapımı için Dernek yetkililerinin, Vakıflar Bölge Müdürlüğüne müracaatta bulunduğunu, olayın Müftülüğe intikal ettiğini, inşai faaliyetleri de derneğin yürüttüğünü beyan etmesine, buna karşın dernek başkan ve üyeleri olan diğer sanıkların derneğin kuruluş amacının cami içersinde bulunan medreselerin korunması ile ilgili olup cami ile ilgili bir faaliyetlerinin ve kuruluş amaçlarının olmadığını savunmalarına göre; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenebilmesi bakımından, Hafız Ahmet Paşa Camii ve Külliyesini İhya ve Koruma Derneği'nin kuruluş amacı ile faaliyet konusu usulen araştırılıp, anılan çalışmalar ile ilgili Vakıflar Bölge Müdürlüğü'ne başvuruları bulunup bulunmadığı araştırılıp, cami ile ilgili faaliyet amacı bulunmasa bile anılan tutanak ve sanık Mustafa'nın savunması da gözetilerek fiilin işlenmesindeki rolleri ve önemi yönetimce saptanıp sonucuna göre tüm sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Kabule göre de;
Hükümden sonra, 01.05.2005 tarihinde yürürlüğe giren, 5335 Sayılı Yasanın 22. maddesi ile 5083 Sayılı Yasanın 2. maddesine eklenen son fıkra uyarınca, bir Yeni Türk Lirasının altında kalan tutarların atılmasında ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca; anılan Kanunlar değerlendirilerek sonucuna göre sanık Mustafa'nın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.04.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy